Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

İ.S. Geç Üçüncü Yüzyıl ile Erken Altıncı Yüzyıl Arasında Pamphylia’da Roma Ordusu
Fatih ONUR*
Pek çok çalışmada dağınık olarak değinilmişse de, İ.S. 3. ve erken 6. yy.’lar arasında
Pamphylia’da Roma ordusu hakkında başlı başına bir çalışma bulunmamaktadır. Erken
İmparatorluk Dönemi’nde Lykia ve Pamphylia’da Roma ordusu üzerine Bennett’in (2007)
yazdığı son makalede belirtildiği gibi, Anadolu’daki Roma ordusu üzerine yapılan
çalışmaların azlığı nedeniyle özellikle imparatorluğun doğu eyaletlerindeki askeri
yapılanma hakkındaki bildiklerimiz kısıtlıdır. Bu eksiklik, Erken İmparatorluk Dönemi
için olduğu kadar, 3. yy. sonrasında Geç İmparatorluk Dönemi için de geçerlidir. Hâlbuki
bu dönemden önemli askeri yazıtlar ve edebi verilerin sayısı çoktur. Pek çok modern
çalışmada dağınık olarak karşımıza çıkan Pamphylia’nın geç dönemine ilişkin askeri
ve idari veriler bu makalede bir araya getirilmiştir. Bu verilerle, imparatorluğun iktisadi,
idari ve askeri istikrarsızlıklarla sıkıntıya düştüğü üçüncü yüzyıl krizinden (İ.S. 235/8)
itibaren, genel istikrarını sağlayıp, askeri sorunların üzerine giderek orduyu ıslah eden
Anastasius’un tahta geçişine (İ.S. 491) kadarki süreçte, Roma ordusunun Pamphylia’da nasıl
hareket ettiği izlenmeye çalışılmıştır. Pamphylia, sadece Geç Roma Ordusu’na dair izlerin
sık belgelenmesi ve birçok Geç Roma askeri harekâtın burada gerçekleşmesi nedeniyle
değil, aynı zamanda değerlendirmeye alınması gereken yeni malzemelerin bulunması
dolayısıyla da bu çalışmanın coğrafi alanını oluşturmaktadır.
Geç Antik Dönem, Pamphylia ve Roma Ordusu; bu üç ifade beraberce söz konusu
olduğunda, –her ne kadar Pers ve Got istilaları gibi bir kaç harici saldırı olmuşsa da– hiç
şüphesiz genellikle orduların tarih boyunca uğraşmak zorunda kaldıkları iç savaşlar,
bazı zümrelerin iktidar ve iktisadi çatışmaları, isyanlar, çeteler ve silahlı soygunlardan
bahsetmek gerekir. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı imparatorlukları ve hatta Türkiye
Cumhuriyeti bile, Anadolu’nun güney ve güneydoğu dağlık bölgeleri, çok kere bu tip sorunlarla
karşı karşıya kalmıştır. Orduya, dışarıda ya da sınırlarda savaşma işlevinin yanı
sıra, bu tip meselelere karşı emniyeti ve hukuku sağlama görevi de verilmiştir. 3. yy.
buhranından sonra artan iç savaşlar, sınır istilaları ve Anadolu’da haydutlar (λῃσταί / latrones)
tarafından çıkarılan ayaklanmalar (örn. Isauria isyanları) iç huzurdaki düşüşe ve
merkezi yönetimdeki zayıflamaya işaret etmektedir. Dış saldırıların –kuşkusuz etki etmişse
de– genellikle imparatorluk içerisindeki istikrarsızlığın temel nedenini oluşturmadığı kabul
edilmektedir. Fakat yine de değişik bölgelere yayılmış olan ordular belirgin bir imparatorluk
istikrarsızlığı ile yüz yüze gelmişlerdir. Bu gibi durumlarda Roma ordusu, yerel emniyeti
sağlamak ve imparatorluk iktidarını korumak için büyük çaba sarf etmiştir. Pamphylia
Bölgesi’nin sınırları ise söz konusu dönemlerde yerel huzursuzluklara sürekli sahne olmuştur ve Roma ordusu isyanları bastırmak için burayı bir üs olarak sürekli kullanmıştır.
Pamphylia, Isauria Bölgesi’ne olan yakınlığı ve zengin limanlarıyla düşmanlar için çekici
olması ve ticari öneminden dolayı, bu kargaşadan en fazla etkilenen bölge olmuştur.
Pamphylia’nın askeri ve idari yapılanması zaman içerisinde değişik şekillerde karşımıza
çıkmaktadır. Vespasianus dönemine kadar Galatia Eyaleti içerisinde kalmış fakat sonra
Lykia ile birleştirilip Lycia et Pamphylia Eyaleti’nin bir parçası olmuştur. Veriler, Vespasianus
döneminde kurulan Lycia et Pamphylia Eyaleti’nin büyük ihtimalle Diocletianus döneminde
sadece Pamphylia olarak adlandırıldığı (Lykia toprakları muhtemelen hâlâ bu ifadenin
içerisindedir), daha geç bir dönemde ise (belki 330’lu yıllar?) Lykia ve Pamphylia’nın
iki ayrı eyalet olarak düzenlenmiş olabileceği yönündedir. Notitia Dignitatum (İ.S. 397–
427), Pamphylia’yı praefectus praetorio per Orientem idaresi altındaki Asiana diocese’sinde
gösterir. Kısa bir süre sonra, Codex Jutinianus’taki bir yasadan (12.59.10) anlaşıldığına göre,
İmparator Leo I, 472 yılında Pamphylia’da bir comes altında askeri merkez oluşturmuştur.
Bu durum bölgenin askeri niteliğini artırmıştır. Bu comes’in Zeno döneminde (İ.S. 476–
491) Side’de kaldığına dair izler bulunmaktadır. Bununlar beraber, Bizans coğrafyacısı
Hierokles bölgenin yedinci yüzyılda bir consularis olduğunu bildirmektedir.
Geç dönemde bölge, askeri açıdan oldukça hareketlidir ve pek çok iç çatışmaya, Isauria
istilalarına ve az sayıda da dış saldırıya maruz kalmıştır. Bu tehlikelere karşı Pamphylia’da,
çoğunluk geç dönem lejyon birliklerikullanılmıştı. Bu birlikler, Erken İmparatorluk
Dönemi’nin yardımcı birlikleri (auxiliarii) olup, Geç İmparatorluk Dönemi’nde lejyonlara
(örn. Pseudocomitatenses) dönüşmüştür. Bilindiği kadarıyla legio I Pontica, legio I
Armeniaca, legio II Armeniaca, legio I Isaura, legio II Isaura (comes Isauriae altındadır), legio
III Isaura bu lejyonlar arasındadır. 3. yy. ve sonrasında imparatora doğrudan bağlı birliklerin
de bölgeye geldikleri bilinmektedir. Bunlara örnek olarak, Tacitus’a (İ.S. 275–276)
eşlik eden imparator birlikleri, Lydius önderliğinde başlayan Isauria ayaklanmasındaki (İ.S.
278/9) imparator muhafız alayı (praetorium) ve Anastasius döneminde 5. yy. sonlarındaki
büyük Isauria isyanına karşı duran praesentalis birlikleri (e.g. legiones palatinae) verilebilir.
Anastasius’un birliklerinin bölgeye geldiği, Perge’den ele geçen büyük bir fermandan
ve dönemi anlatan edebi kaynaklardan tespit edilmiştir. Bu büyük birimlerin yanı sıra,
εἰρήναρχαι olarak bilinen ‘barış koruyucuları’nın yardımına başvurduğu παραφύλακες ve
onların komutasındaki διώγμιται olarak bilinen yerel birlikler de bu isyanlara karşı harekâtta
bulunmuşlardı. Pamphylia ve Lykaonia gibi komşu bölgelere de sıçramış olan ve
en nihayetinde 476 yılında tahta geçen Isaurialı Zeno dönemi sonunda oldukça güçlenen
Isaurialıların yaratmış olduğu bu yerel kargaşalar, Anastasius’un 491-8 arasında yedi yıl boyunca
verdiği mücadele sonrasında son bulmuş ve bölgede barış sağlanmıştır.

* Yrd. Doç. Dr. Fatih Onur
Akdeniz Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Antik Diller ve Kültürler Bölümü, Kampüs Antalya
E-mail: fatihonur@akdeniz.edu.tr

Özet Listesi