Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Aksu – Zindan Mağarası ΜHTHP ΘΕΩΝ ΟΥΕΓΕΙΝΟΣ Kutsal Alanının Restitüsyonu
A. Oğuz ALP
Zindan Mağarası, Aksu İlçe Merkezi’nin yak. 2 km. kuzeydoğusunda, Köprüçay’ın (Eurymedon) ana kolu olan Zindan Deresi’nin oluşturduğu dar vadinin kuzey yamacında yer alır. Mağaranın vadiye açılan ağzı ve önünde inşa edilmiş kutsal alana, günümüze iyi durumda ulaşmış tek kemerli bir köprü ile ulaşılır. Tymbriada antik kentinin territoryasında bulunan alan, ilk olarak D. Kaya ve S. Mitchell tarafından tanıtılmıştır. Yüzeyde izlenebilen mimari kalıntıların, dağınık durumdaki bazı mimari elemanlar ve yazıtlarla birlikte değerlendirildiği söz konusu yayında, mağara yakınlarında bulunan nehir tanrısı heykeli ve köprü kemer kilit taşındaki kabartmadan dolayı kutsal alanın Eurymedon’a adandığı kabul edilmiştir.

2002-2005 yılları arasında Isparta Arkeoloji Müzesi tarafından yürütülen kazılarda, kutsal alanın mimarisi, inşa tarihi ve külte ilişkin yeni bulgular elde edilmiştir. Bunlardan en dikkat çekeni, kazılarda ele geçen iki yazıtın işaret ettiği üzere, kutsal alanın sanılanın aksine nehir tanrısı Eurymedon’a değil, Meter Theon Vegeinos’a, diğer bir deyişle ana tanrıça Kybele’ye adanmış olmasıdır. Söz konusu yazıtlar aynı zamanda kutsal alandaki yapılar ve inşa tarihi hakkında da önemli bilgiler sunmaktadır. Yazıtlardan, kutsal alanda; yer altı odası, deipnisterion ve triklinum’un bulunduğu ve ana tanrıça ile birlikte İmparator Marcus Aurelius’a adandığı anlaşılmaktadır. Buna dayanarak, bugün alanda izleri görülebilen kalıntıların yazıtlarda anılan yapılarla ilişkili olduğu ve imparatorun tek başına tahtta olduğu M.S. 169-180 yılları arasında inşa edildikleri ileri sürülebilir.

Kutsal alanın işlevini kaybettiği erken Bizans Dönemi’nde, mağara önündeki şapelin inşası ve nehrin karşı kıyısında bulunan manastır topluluğuna yapı malzemesi sağlamak amacıyla teras ve podyum duvarları temel seviyesine kadar yıkılmış, teras sınırlarının anlaşılmasına olanak tanıyacak taban kaplama blokları büyük ölçüde yerlerinden sökülmüştür. Ayrıca, daha geç bir evrede çevredeki yapı elemanları kullanılarak eski duvarların doğrultusunda kademeli olarak yükselen teras duvarlar inşa edilmiştir. Bu nedenle açığa çıkartılan yapısal izlere dayanarak, alanın özgün mimarisi hakkında güvenilir çıkarımlar yapabilmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bununla birlikte, kazılarda dağınık olarak ele geçen ve bu yazının konusunu teşkil eden mimari elemanlar, kutsal alanında ilki mağara ağzında, diğeri üst teras üzerinde bulunan iki cephe düzenlemesinin restitüsyonu için önemli ipuçları sunar.

Yrd. Doç. Dr. A. Oğuz Alp,
Anadolu Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü,
Yunus Emre Kampusü,Eskişehir
E-posta: aoalp@anadolu.edu.tr

Özet Listesi