Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Anazarbos Hamam Kompleksleri ve Kilikia Hamamları
Emanuele CASAGRANDE CICCI
Anazarbos kenti, modern Adana’nın 60 km. kuzeydoğusunda, Çukurova’dan 220 m. yükselen bir tepenin yakınında konumlanmıştır. Ovada yaklaşık 100 hektarlık alana yayılan bir Roma kenti vardı. Gough’un fikrini kabul edersek, M.Ö. 7. yy.’dan itibaren iskan edilen Kyinda yerleşmesini Anazarbos olarak görebiliriz. Kentte Roma öncesi döneme ait çok az veri bulunmasına karşın son yıllarda gerçekleşen incelemeler sayesinde Anazarbos’un Hellenistik Dönemi hakkındaki bilgimiz artmaktadır. Kentin bu dönemine ait en önemli kesin verilerden ilki M.Ö. 1. yy.’dan ANAZARBEVN lejantlı otonom sikkeleridir. M.Ö. 1. yy.’ın sonlarından M.S. 1. yy.’ın üçüncü çeyreğine kadarki dönemde kent Roma İmparatorluğu’nun vasalı konumundaki Kral II. Tarcondimotus’un doğu Kilikia üzerindeki egemenliğine dâhil edilmesinden dolayı Romalılar tarafından M.Ö. 19 yılında Caesarea veya Caesarea Anazarbus adını aldı. Vespasianus M.S. 74 yılında Provincia Cilicia’yı kurdu ve başına legatus Augusti pro praetore gönderdi. Eyaletin başkenti Tarsus olmasına karşın diğer birçok merkezde kentleşme teşvik edildi ve Anabarzos bundan iyi şekilde yararlanarak büyüdü. M.S. 3. yy.’da Septimius Severus kentin statüsünü metropolis seviyesine yükselterek Tarsus ve Mopsuhestia ile aynı düzeye getirdi. İzleyen asırlarda ise hem deprem ve benzeri doğal afetler hem de yabancı işgallerle kent geriledi.

Anazarbos’un tarihsel gelişiminde Flaviuslar döneminde Cilicia Eyaleti’nin kurulmasıyla inşaat faaliyetlerinde artış görülür; kentin önemi 2. yy.’da ve Septimius Severus tarafından metropolis yapıldığı 3. yy.’ın ilk çeyreğinde de devam etmiştir. Anazarbos’un kentsel alanının genişlemesi ile ilgili en önemli kanıt kentin ana hamamları olan Kuzeybatı ve Güneybatı Hamamların yer aldığı kentin orta-batı kesiminde bulunur. Bu çalışma, henüz arkeolojik açıdan incelenmemiş durumdaki diğer yapılarla birlikte bu hamam komplekslerini ele almaktadır.

Kentin belli başlı yapıları, kentin gelişiminin ana hatlarını irdeleyen çeşitli araştırmacılar tarafından yakın zamanda yalnızca kısmen incelenmiştir. Sahada nazaran daha az incelenen ve de kazılmamış olan yapı grubu ise hamamlardır.

Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen arkeolojik incelemeler sırasında 30’dan fazla tuğla yapı tanımlanmış olmasına karşın kesin kronolojileri ve işlevleri saptanamamıştır. Roma Dönemi’nde inşa edilen bu yapılardan bazıları hamam kompleksi olarak tanımlanabilir. Yukarıda adı geçen iki hamamın haricinde, kendilerine özgü yapısal özellikleri bulunan Küçük Batı Hamamı ve Kuzey Hamamı da tespit edilmiştir. Bu araştırmanın yazarı tarafından 2012 yılında Anazarbos arazisi üzerinde yapılan yüzey araştırması sonucu dört (belki de beş) yapı daha hamam kompleksi olarak yorumlanmıştır.

Bu yapılardan ilki, ketin merkezinde, sütunlu caddeye yakın konumda yer alan Güneybatı Hamamı’dır. Ören yerindeki ana yapılardan biri olup ikinci büyük hamamdır. Siyah renkli ponza taşıyla inşa edildiğinden “Siyah Ponzalı Hamam” olarak da bilinir. Spanu’nun da dikkat çektiği gibi ponza taşı kullanımı Kilikia’ya özgü bir tekniktir çünkü günümüze harap ulaşan yapının tonozları bu taş ile örülmüştür. Günümüze gelebilen kısımlar yapının ısıtmalı mekanları olup değişik renk ve ebatlardaki tuğlalarla inşa edilmişlerdir.

Daha kuzeyde yer alan Kuzeybatı Hamamı, kentin kuzey-güney yönlü ana sütunlu caddesinden çok uzakta değildir. Tespiti ve kısmen analizi Michael Gough ve Paolo Verzone tarafından yapılan kompleks kentin en büyük hamamıdır. Toplamda 40x25 m. alan kaplayan yapının batı kenarında büyük soğuk su havuzlu ana mekan bulunur ve hem güney hem de batıdan erişilebilir. Batı yönden bir geçitle yapının güneydoğusunu kaplayan caldarium’a erişilir. Caldarium’un kuzeyinde tepidarium yer alır. Tuğla duvarlardaki harcın makroskopik incelemesi sonucu üç harç tipi saptandı: Tepidarium ve caldarium arasındaki geçitte kullanılan harç, gri renkli, çok yumuşak ve kumlu (bu kum muhtemelen uzaktaki denizden değil de yakındaki bir akarsudan gelmiş olmalıdır) olup içinde yabancı madde olarak sadece eser miktarda kireçtaşı görüldüğünden oldukça temizdir. Duvarların üst kesimlerinde ise başka bir harç tipi dikkat çeker: 1 mm.’den küçük az miktarda seramik fragmanı ve az miktarda kireçtaşı ve farklı renklerde taşçıklar içeren çok kompakt bir harç. Tonozlar ise çok kompakt, pembemsi gri renkte harç ve beyaz sönmüş kireçle inşa edilmiştir. İçindeki katkılar, özellikle de taşçıklar 1 mm.’den küçüktür.

Küçük Batı Hamam olarak adlandırılan üçüncü hamamımız Kuzeybatı Hamamı’nın kuzeybatısındadır. Önceki yıllarda bu yapı, sadece “tuğla yapı” olarak adlandırılmış ve işlevi konusunda yorum yapılmamıştır. Kimi mimari ve yapısal unsurlar işlevini aydınlatabilir. Kentteki en küçük hamam yapısı olan bu yapının doğu kesiminde bitişik tonozlu iki mekan, batısında ise uzunlamasına bir mekan yer alır. Daha büyük olan mekanın kuzeybatısındaki dikdörtgen su deposu da kompleksle ilintilidir. Bitişik iki mekanın tonozları kısmen siyah ponza taşı ile inşa edilmiştir. Güney yönde sütunlu bir caddenin yakınlığı nedeniyle komplekse buradan girildiği düşünülebilir. Olasılıkla, mevcut halde algılanabilen üç mekana erişmeden önce antre, servis alanı ve doğularında koridorlar olmak üzere başka mekanların varlığı söz konusu olmalıdır.

Dördüncü hamam kompleksi Kuzey Hamamı denen yapıdır. Yapı, bugüne kadar Anazarbos’ta saptanan en kuzey konumdadır. Tamamen tuğla ile kaplı yapıda farklı ebatlarda ve biçimlerde altı adet mekanın kalıntıları ve kuzeyinde muhtemel su deposu saptanmıştır. Arazide incelenen diğer yapılara nazaran bu yapıda yorum sıkıntısı yaşanmıştır. Mevcut duvarlarda tubulatio sistemine ait herhangi bir iz görülmemektedir. Dolayısıyla, kompleksin doğasını kesin şekilde saptamak mümkün olmadı. Ayrıca arazide iyi tanınan geç evrelerde yapının asıl işlevi değişmiş de olabilir.

Anazarbos hamam komplekslerinin kronolojisi hakkında, mimari unsurların ve inşa tekniklerinin incelenmesi sayesinde komplekslerin spesifik vaziyet planı ve şemasını saptamak mümkün olmuştur. Yeni arkeolojik incelemeler olmaksızın incelenen bu yapıların kronolojisini saptamak çok zordur. Ancak Anazarbos tarihi ve mevcut kalıntılar kronolojiye ilişkin daha kesin veriler sağlayabilir. İncelenen hamam komplekslerinin bazıları kentin M.S. 3. yy.’da genişlemesi sırasında inşa edilmiş olabilir. Kentin merkezinde yer alan ve komplekslerin en büyükleri olan Kuzeybatı ve Güneybatı Hamamlar, konumları nedeniyle 2. yy.’da inşa edilmiş olabilir. Küçük Batı ve Kuzey Hamamlar içinse kent merkezinden uzak konumları nedeniyle 2.-3. yy.’ları önerebiliriz.

Spesifik plan şemaları ve mimari elemanlarıyla Kilikia hamamlarının ana özellikleri, kentin Roma ve erken Bizans dönemlerindeki tarihi ile birlikte tümden irdelendiği zaman kentteki hamam yapılarının gelişimi daha iyi algılanabilir. Anazarbos hamamları ile Elaiussa Sebaste’dekiler gibi örnekler arasında görülen benzerlikler sayesinde Kilikia İmparatorluk hamamları için benzer planimetrik gelişim ile yeni bir tipoloji önerilebilir.

Dr. Emanuele Casagrande Cicci,
“Sapienza” University of Rome, Italy
E-mail: e.casagrande.cicci@gmail.com

Özet Listesi