Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Anmed Web Sitesini Ziyaret Etmek ?in T?klay?n?z.
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Kibyra Stadionu’nun Mimarisi ve Fonksiyonu
F. Eray DÖKÜ – M. Can KAYA
Kibyra Stadionu kentin doğu eteklerinde ziyaretçileri nekropol yolunun sonundaki anıtsal giriş kapısından sonra ilk karşılayan anıtsal mimaridir. 2006 yılında başlayan kazılar çok bilinmeyen Anadolu Roma Dönemi Stadion mimarisi üzerine oldukça önemli veriler sunmuştur. Anadolu Stadionları tipolojisi içersinde hemen yakınındaki çift Sphendoneli Aphrodisias ve Laodikeia Stadionlarından çok, Pamphylia Bölgesi Stadion Planlarında görülen tek Sphendoneli “U” formludur. Kentin M.S. 2.- 3. yy. kamu yapılarının bulunduğu ana tepeliğin yamacına konumlandırılan Stadion’un batı oturma sıraları, yamaca yaslandığı için 21 sıra kadar yükseltilirken; doğuda kodun birden düşmesi nedeniyle arkası tonozlarla desteklenmiş bir istinat duvarının üzerine sadece 8 basamak yerleştirilebilmiştir. Ancak Roma mimarlığının katı simetrik anlayışı nedeniylede Sphendone yayının ortasında biten doğal yamaç sonrasında, iki sıra tonozlarla yükseltilmiş 21 oturma basamağı Sphendone’nin bitimine kadar uzatılmış ve buradan 8 oturma basamağına düşürülmüştür. Bu mimari çözüm depremlerle birkaç defa yıkılmış olan kentin coğrafyasına, konglomera ana kayasına karşı dayanıklı bir mimari oluştururken, Roma mimarisinin katı simetrisinin eklenmesiyle ortaya çıkan ünik bir form oluşturur.

Kibyra Stadionu’nu diğer Anadolu stadionlarından ayıran sadece planı ve kendine has mimari çözümleri değil aynı zamanda bir görüşe göre Sphendone’nin tam ortasından, diğer görüşe göre Stadion’un yakınından geçen ve doğu oturma sıralarını yıkan bir fay hattının varlığı dikkat çekicidir. Bu durum kent için sansızlık olarak nitelense de, yaptığımız arkeosismolojik çalışmalarımızla ortaya çıkan bir kentin depreme karşı nasıl bir savaş verdiğini ve bunun mimarilere nasıl yansıdığını anlamamız açısından önemlidir. Ayrıca özellikle arkeolojik ve epigrafik veriler doğrultusunda M.S. 2. yy. sonu, 3. yy. başlarına tarihlenen stadion’un; arkeosismolojik verilerle M.S. 5. yy. içersinde olasılıkla M.S. 417 depremi ile yıkılarak son bulmuşluğunu belirlemek, arkeoloji ve arkeosismolojik yöntemlerle bir yapının ve sonrasında kentin hikayesini daha net olarak göstermesi açısından önemlidir.

Yrd. Doç. Dr. F. Eray Dökü,
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,
Arkeoloji Bölümü 15100 Burdur
E-mail: eraydoku@mehmetakif.edu.tr

Mesut Can Kaya,
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi,
Arkeoloji Bölümü 15100 Burdur
E-mail: mckaya@mehmetakif.edu.tr

Özet Listesi