Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Perge’den Attika Tipinde Dionysiak Bir Lahit
Özgür TURAK
Pamphylia’nın önemli kentlerinden olan ve ilk yerleşimin bulunduğu akropolis ten Hellenistik Dönem’de güneydoğudaki ovaya doğru genişleyen Perge’de üç nekropolis vardır. Akropolis eteklerindeki nekropoliste mezarların Arkaik Dönem’den Hellenistik Dönem’e kadar yoğun olarak kullanıldığı, fakat Roma İmparatorluk Dönemi’nde de devam ettiği saptanmıştır. Kentin doğu ve batı surları dışında Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen iki nekropolis bulunur. Perge’nin doğu ve batı nekropolislerinde yerel kireçtaşı, traverten ve ithal mermerden yapılmış çok sayıda lahit açığa çıkarılmıştır. Söz konusu lahitler, malzemesine göre ithal ve yerel olarak iki gruba ayrılır. Yerel lahitler dikdörtgen prizma biçimli, genelde bezemesiz teknelere sahiptirler. Teknelerinin caddeye bakan yüzlerinde çerçeve içine alınmış (tabula ya da çoğunlukla tabula ansata) veya çerçevesiz olarak kazınmış eski Yunanca yazıtlar mevcuttur. Tekneler, alçak ya da yüksek beşik çatı biçimli akroterli kapaklara sahiptir. Perge lahit tipleri için ikinci grubu ithal mermerden yapılan lahitler oluşturur. Kentin ithal lahitleri antik çağın önemli atölyelerinden Dokimeion (=Afyon, İscehisar), Prokonnesos (=Marmara adası) ve Attika’dan yarı işli ya da tamamlanmış biçimde ithal ediliyordu. Perge nekropolislerindeki ithal lahitler Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen girlandlı (yarı ve tam işli), figürlü frizli, madalyonlu, köşe sütun ya da pilasterli (Torre Nova) ve sütunlu tipleri yansıtır.

Makalenin konusunu oluşturan Dionysiak lahit, 2003 yılı kazılarında, Perge batı nekropolisinde batı şehir kapısının kuzeybatısında (169 numaralı parsel) M.9 kodu verilen mezar yapısının ikinci katında in situ bulunmuştur. Eser, bugün Antalya Müzesi’nde (env. no. 2003/172A) sergilenmektedir. Lahit, Yunanistan’daki Attika bölgesinde Pentelikon dağından çıkarılan mermerden yapılmış olup; Attika atölyesinin üretimi figürlü frizli tiptedir ve üzerinde mezar sahiplerinin betimlendiği kline biçimli bir kapakla örtülmüştür. Mezar yapısı için tasarlanan lahdin, dört yüzünde Dionysiak nitelikli 46 figür yer alır.

Perge lahdinin ön yüzünde solda yer alan figürün (7) çizmeleri dışında çıplak olması ve özellikle elindeki çifte baltasını savurması Thrakia’lı Edonis’lerin kralı Lykourgos’un ikonografisine uymakta ve sahnenin Lykourgos mitosuyla ilişkilendirilebilmesini sağlamaktadır. Lykourgos’un etrafından ona engel olmaya çalışan Satyr ve Mainad’lar görülmektedir. Sahnenin merkezinde belden aşağısını örten mantosu dışında çıplak, göbekli, hafif şişkin göğüslü, thrysos tutan, sakallı Papposilenos (12) yer alır. Lykourgos ve Papposilenos’un ayaklarının altında bir kadın ve bir çocuktan oluşan ikili gruplar tasvir edilmiştir (15-18). Figür 15 ve 16, Lykourgos’un hemen altında yere uzanmışken, benzer durumdaki figürler (17-18) ise Papposilenos’un altında diğer grubun aksine cansız yatmaktadır. Mitosa göre Lykourgos, oğlu Dryas’ı öldürmüştür. Dryas betimlerde çoğunlukla genç bir delikanlı, nadiren de çocuk olarak betimlenmiştir. Perge lahdindeki çocuğun, bir kadın ile gösterilmesi standart ikonografisine uygun değildir. Papposilenos’un solunda, sağdaki sahneye sırtını dönmüş, boynuna asılı, üzümlerle doldurduğu nebrisi karşındaki figüre uzatan bir Satyros betimlenmiştir (20). Satyrosun karşısında yer alan kadın, kuğu üzerinde oturması, saç tipi, başındaki tacı, etrafında Erosların bulunması ve kuğunun altında bir tavşanın bulunması dolayısıyla, Aphrodite (21) olarak tanımlanır. Sağ köşe figürü ise (28) kadınsı ifadesi, saç biçimi, göğüslerinin hafif şişkinliği, beline sardığı nebrisi, çizmeleri ve önünde duran panteri ile Dionysos olmalıdır. Bu iki önemli figürün etrafında üzüm toplayan Satyros ve Mainadlar betimlenmiştir. Perge lahdinin kısa yüzlerinde bağ bozumu, arka yüzünde ise ekstasis sahnesi görülmektedir.

Perge lahdinin ön ve yan yüzlerindeki figürler yüksek kabartma olup, çeşitli derinlik planlarında ve iç içe geçmiş biçimde verilerek kalabalık bir sahne yaratılmıştır. Buna karşılık, arka yüz figürleri alçak kabartmadır ve sahneye yayılmış biçimde aralarında boşluklarla işlenmiştir. Ön yüzde perspektif ve solda hareketli kompozisyondan, sağda daha durağana geçiş başarıyla yansıtılmıştır. Böylelikle ön yüz hem tek hem de iki ayrı sahne gibi algılanır. Kompozisyonda tekdüzelik yoktur. Sahnenin, durağan bir kompozisyona dönüşmesi, figürlerin ani dönüş ve hareketleriyle engellenmiştir.

Tüm figürlerde natüralizm egemendir. Figürlerin dönüşleri, buna göre vücutlarının aldığı şekiller, elbise kıvrımlarının harekete uygunluğu gerçekçidir. Aynı özellik, vücut uzuvlarının oranları, başların gövdeyle uyumu ve kas işçiliğinde de gözlemlenir. Harekete göre oluşan kas ayrıntılarındaki doğallık açısından Lykourgos’un çifte baltasını kaldırırken oluşan kas gerilmeleri, oturan ya da eğilen figürlerin karın çizgileri hareketi hissettirmektedir. Arka yüzde ise erkek figürlerinin özellikle karın kasları abartılıdır. Figürlerin hepsinde ifade yoğundur. Mutluluk, acı, hüzün, şaşkınlık gibi duygular bir aradadır. Lahitte detaycılık söz konusudur. Figürlerin avuç içlerinde oluşan çizgilerden, en geri plandaki figürlerin ayrıntılarından, asma dallarından birine küçük bir kuşun konmasına kadar bu detaycılık izlenebilir. Üzüm taneleri ile dolu sepetlerde bile farklı geometrik motiflere rastlanmaktadır. Bir hayli detaylı işlenen asma dalları, arka fonu oluşturur.

Perge lahdinin analojisi, İ.S. 3. yy.’a tarihlenen bugün Selanik Arkeoloji Müzesi’nde bulunan kline kapaklı, figürlü frizli Attika tipi bir lahit ile yapılabilir. Selanik lahdinin ön yüz ve kısa yüzlerinde bağ bozumu sahnesi, arka yüzünde Kentauros-Grifon savaşı konu edilmiştir. İki lahit konu itibariyle biraz farklı ancak kompozisyon açısından bir hayli benzerdir. İki lahitte bire bir karşılaştırılacak figürler de bulunur. Perge lahdinde 21 numara ile gösterilen Aphrodite, Selanik lahdindeki kadın figürü ile duruş açısından bir hayli benzer. Yine Perge lahdinin sol kısa yüzündeki köşe figürü Papposilenos (1), Selanik lahdinin sağ kısa yüzündeki köşe figürü ile aynı ikonografik özellikleri taşır.

Perge lahdini analojisi ve üslubu dışında tarihlememize yardımcı olacak önemli faktörlerden biri de kline kapak üzerindeki portrelerdir. Erkek portresi, İ.S. 3. yy.’a tarihlenen Side Müzesi’nde, Atina Milli Müzesi’nde ve Berlin Şehir Müzesi’ndeki portrelerle karşılaştırılabilir. “Scheitelzopf” tipinde saç modeliyle dikkat çeken kadın portresinin İ.S. 3. yy.’a ait Antalya Müzesi’nde sergilenen baş ve Patara kazılarında bulunan portre ile analojisi yapılabilir. Portre ve üslup özellikleri ile lahdin analojisi göz önünde bulundurulursa, eser İ.S. 3. yy.’ın ikinci yarısına yerleştirilebilir.

Önemli bir nehir limanına sahip Perge’de, yerel taşlardan lahit üreten bir atölye bulunur. Aynı zamanda bu atölyenin ithal yarı işlileri tamamladığı ve getirilen mermer bloklardan lahit ürettiği de düşünülmektedir. Üretime paralel olarak kente Attika’dan lahitler getirildiği, fakat kline portrelerinin burada yerel ustalarca bitirildiği Dionysiak betimli lahitle bir kez daha kanıtlanmıştır. Perge lahdi, bölgedeki tüm durumda, Dionysiak betimli şimdilik tek Attika tipi lahittir. Lykourgos mitosunun Attika lahitleri üzerinde de işlendiğini gösteren, aynı şekilde tek eser olması açısından ayrı bir önem kazanmaktadır.

Research Assistant Dr. Özgür Turak,
İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Klasik Arkeoloji Bölümü,
Ordu Cad. no. 196 34134 Fatih - İstanbul
E-mail: ozgurturak@gmail.com

Özet Listesi