Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Dans Eden Attis: Perge Macellumu’nda Bulunmuş Bir Bronz Heykel
İnci Delemen – Emine Koçak
1971 yılında Perge macellumunun doğu galerisinde bronz bir heykele ait parçalar açığa çıkarılmış ve heykelin Attis’i betimlediği belirlenmiştir. Antalya Müzesi’ne teslim edilen buluntular 2011 yılında İstanbul Üniversitesi kazı heyetinin kararı ve TURSAB’ın desteği ile yeniden ele alınmıştır. E. Koçak tarafından gerçekleştirilen konservasyon ve restorasyonda, her aşama belgelenmiş ve müdahalelerin geri dönüşlü olması amaçlanmıştır. Kalça hizasındaki eksikliklerden dolayı, eser birbirine değmeyen iki parça halinde, fakat bütün bir heykel görünümü yaratacak biçimde ayağa kaldırılmıştır.

Çalışma, tekniğe dair bazı bilgiler de vermiştir: 1) Analizler heykelin esas olarak bakır ve kurşun karışımından (alaşım değil) yapıldığını ve kalay içeren bakırın hurda olabileceğini göstermiştir. Antik onarımlarda kalay oranı yüksektir. 2) Yaldızlama ve patinasyon izine rastlanmamış, fakat dudaklarda kırmızımsı renk, gözbebeğinde altın enkrüstasyon görülmüştür –analiz yapılamamıştır. 3) Döküm hatalarına yönelik yamalama yoğundur. 4) Sağ kolun Antik Çağ’da kaybolması sonucunda ağırlık merkezi değiştiğinden, sağ omuz altına kabaca kalıplanmış bir kurşun kütle eklendiği; ayrıca, kopan sol ayağın bir levha ile bileğe tutturulduğu saptanmıştır. 5) Kaidede heykelin ayak izleri, giyside bezeme ortaya çıkmıştır. 6) Endirekt döküm yöntemi ve başlık ile ayakta birleştirmeye dair bazı ayrıntılar tespit edilebilmiştir.

Yuvarlak bronz kaide üzerindeki doğal boyuttan biraz küçük heykel, çok genç bir erkek figürünü betimler. Kaidedeki izler lehim kullanıldığını ve sağ ayağın öne atıldığını; ayak altındaki destekler ise, figürün ayak ucuna yükseldiğini gösterir. Figür sağa dönerken, sol kolu geride kalmış, parmakları abartılı biçimde kıvrılmıştır. Hareket, tutukluğuna karşın, dans ile bağdaştır. Eksik sağ kol yukarıya kalkmış ve kontekstteki yeşermiş dalı yükseltmiş olmalıdır.

Uzun kollu bir üst ve pantolon içeren tek parça giysi, Svastika ve yıldız-rozet bezeli bir kuşakla göğüste sınırlanır. Karın, yanlar ve kasıklar çıplaktır. Kalçaları örten pantolon, bacak ekseninde açıklıklar bırakacak şekilde fibulalarla tutturulmuştur. Ayakkabılarda pantolondaki gibi açıklıklar vardır. Kumaş kıvrımları seyrek ve çizgiseldir. Ekonomik işçilik, bir yandan figürü çıplaklığa yaklaştırırken, diğer yandan da anatomik ayrıntıların örtülmesini sağlar.

Yıldız bezeli Phryg başlığından taşan saçlar dalgalı, yüz oval, burun sivridir. İri gözler yüz ile birlikte biçimlendirilmiş, gözpınarı ve iriste kabartma, iris çevresinde kazıma uygulanmıştır. Gözbebeğinde çukur yoktur, sağdakini çevreleyen altın enkrüstasyon sağlam durumdadır. Neşeli bir gülümseme aralık dudaklardan yüzün tümüne yayılır.

Gençlik, dans ve giysi tipi Perge heykelini Kybele’nin eşlikçisi Attis ile bağdaştırır. Dans taşkın bir ekstasisin hükmettiği Kybele ritüellerinin “hayati” bir parçasıdır. Attis bu tür bir ortamda kendini hadım edip son nefesini vererek bitkisel yenilenmeye zemin hazırlamıştır. Dans gibi gençlik de Perge Attis’i ve analojilerinde yenilenme kavramının bir göstergesidir. Ancak analojiler nadiren neşe ifade eder. Neşe ölümle sonuçlanan kendini hadım etme eylemine aykırı gözükmekle birlikte, Attis’in ilettiği yenilenme umudu ile örtüşür. Ona adanmış Mart törenlerinde kendini yaralama ve yas günlerini, yeniden doğuş kutlamaları (Hilaria) izlemiştir. Heykelde neşeli ifade ve sağ eldeki yeşermiş dal yeniden doğuş ve ona bağlı bolluk kavramlarını somutlaştırmaktadır.

Karın ve kasıkları çıplak bırakan giysi de yenilenme aracı olarak erkekliğin giderilmesine atıfta bulunur. Attis’in betimlerinde Hellenistik Dönem’den itibaren tekrarlanan bu giysi tipinde çoğunlukla kuşak yoktur, var olduğunda da sınırlayıcı işlev taşımaz. Heykeldeki düzenleme, Attis’in üzerinde M.Ö. 4. yy.’dan itibaren görülen, anaksyrides ve yüksek kuşaklı tunica manicata’dan oluşmuş giysi tipine yaklaşmakta ve iki standart giysi tipinin alışılmadık bir tarzda kaynaştırıldığı izlenimini yaratmaktadır.

Kuşak ve başlıktaki yıldızlar ise, Attis’in M.S. 2. yy.’ın ikinci yarısında yükselen göksel kimliğini vurgular. Bu özellik giderek onun ölümsüzlük sağlayan bir varlığa evrilmesine yol açmıştır –Iulianus Apostata’nın söz ettiği Attis’in “yıldızlı başlığı” anımsanabilir–.

Perge Attis’i uzun bir sürece yayılmış standart öğeler içerdiğinden, ikonografi odaklı ince tarihleme mümkün değildir. Üslup değerlendirmesi de bu konuda kritik bir sonuca ulaşmaz. Yüz ile birlikte dökülmüş gözlerin geç Hadrianus zamanına t.p.q. vermesi önemlidir. İriste kazıma, gözbebeğinde çukur bulunmaması, eseri bu işçiliğin henüz standartlaşmadığı geç Hadrianus – erken Antoninuslar dönemine tarihleyecektir.

Heykel buluntu yeri olan macellum çerçevesinde ele alındığında, tarihleme farklılıkları göze çarpar. Son araştırmada macellumun inşası geç Antoninuslar dönemine tarihlenmiştir. Yapıda bulunan bazı heykel ve heykel kaideleri farklı zamanlara aittir –rahip heykeli, Attis heykeli gibi, erken Antoninuslar dönemine atfedilmiş, kaidelerden t.p.q. 212 ve Tetrarkhi tarihleri elde edilmiştir. Çeşitlilik heykel dekorasyonunda tekrar kullanım ve eklemeye işaret eder. Geç Hadrianus – erken Antoninuslar dönemine ait Attis ve rahip heykelleri başka yapılardan alınarak geç Antoninuslar döneminde tamamlanan macelluma yerleştirilmiş olmalıdır. İki eski heykelin seçilmesi, muhtemelen macellum için taşıdıkları anlamdan kaynaklanır. Rahip heykeli, macellumun batısındaki stoa dipleyi yaptıran kişi ile ilişkilendirilmiştir. Attis heykelinin ise galeride konumlanması ve yuvarlak kaidesi her yönden görülmesinin amaçlandığını ortaya koyar. Besin satışına ayrılmış bir yapıya alınmasında ise, yenilenme ve dolayısıyla bolluk dileği rol oynamış olabilir.


Özet Listesi