Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Termessos’tan Bir Homeros Rüya Kehaneti
Filiz Cluzeau
Bu makalede Termessos kent alanında bulunmuş yeni bir rüya yazıtı tanıtılmaktadır. Yazıt, içinde onar, oneiros, enhypnion gibi anlamı açık bir rüya kelimesi geçen Termessos’un ilk yazıtıdır; ancak, farklı formuyla diğer rüya yazıtlarından ayrılmaktadır. Kireçtaşından bir blok üzerinde bulunan yazıtın ilk satırında, “rüya” anlamına gelen onar kelimesi tek başına, bir başlık olarak bulunmakta; altındaki dört satırda ise Homeros’tan iki dize (Il. 11.163-164) aktarılmaktadır.

Makalede öncelikle kısaca onar-hypar karşıtlığına değinilerek bugün bizim ancak rüyada görünebileceğini düşündüğümüz birçok görüntünün Yunanlara güpegündüz görünebildiği tartışılmakta ve böylece bu iki kavram arasındaki fark açıklanmaya çalışılmaktadır. Daha sonra, Artemidoros’un, edebiyattan vezinli rüya görmenin herkese değil, yalnızca pepaideumenos (eğitimli) olanlara nasip olacağı konusunda bizi uyarması üzerine, İkinci Sofistik denen kültürel olgunun Termessos’taki etkisinden ve pepaideumenos olmanın yolunun Homeros’tan geçtiğinden söz edilmektedir. Yazıtın sıra dışı metninde ne rüyayı gören bellidir ne de bir tanrı adı geçer; ayrıca, bu tür yazıtlarda rüya içeriğinin yer alması da sık karşılaşılan bir durum değildir. Rüyanın içeriğinin Homeros dizeleriyle sunulması ise onu diğer rüya yazıtlarından tamamen farklı kılar; bu form daha çok kehanet cevaplarını anımsatmaktadır. Homeros dizelerini aktaran benzer metinlere Antik Çağ’a ait her tür kaynakta, özellikle de kehanet cevapları arasında rastlanabilmektedir. Bu yüzden, söz konusu rüya öncelikle Homeros’tan dizeler aktaran zengin edebî malzemeyle anlaşılmaya çalışılmış ve bu rüyaların hemen hemen hepsinin kehanet rüyası olduğuna dikkat çekilmiştir. Bunlardan en önemlisi Dio Cassius’un gördüğü rüyadır; çünkü o, bu yazıttaki rüyanın aynısını görür. Dio Cassius’un rüyası yorumlanmaya çalışılırken, Hadrianus dönemi sözlük yazarlarında rüyada geçen ek beleōn terimiyle karşılaşılmış, ama bunun artık eksō belōn şeklinde günlük kullanıma geçmiş, tehlikeden uzak durmayı öğütleyen bir atasözüne dönüştüğü anlaşılmıştır. 12. yy.’da Homeros’u yorumlamasıyla tanınan Eustathius’ta ise, ek beleōn bir savaş terimi olarak Ilias’ta birçok kez geçmesine karşın, atasözü şeklinin özellikle bizim rüyamızdaki dizelerle ilişkili olduğuna rastlanmıştır. Daha sonra başka yazarlardaki kullanımına bakılarak atasözünün ve Homeros’un söz konusu dizelerinin Yunanlar için ne anlama geldiği irdelenmektedir. Birçok kehanetin Antik Çağ sözlük yazarlarında atasözü olarak geçtiğinin görülmesi, bu dizelerin de açık anlamıyla kehanetlerde kullanılan kalıp ifadelerden biri olduğu varsayımını güçlendirir. Bütün bunlardan sonra, Homeros’tan dizeler aktaran kehanetlere ve büyülere örnek verilmekte ve daha Hellenistik dönemde farklı kentlerde tapınakları bulunan Homeros’un sözlerinin her derde deva tanrısal bir nitelik kazandığı sonucuna varılmaktadır. Bir başka sonuç da, yazıtın daha önce yakınında zar kehanetleri bulunan N3 Tapınağı’na ait olduğu ve bu tapınağın kehanetle ilgili bir işlevi olabileceği, çok önce Heberdey’ın da sunduğu seçeneklerden biri olan Musa’lara ait bir tapınak olma olasılığının Homeros rüyasıyla biraz daha pekişmiş olacağı görüşüdür. Çünkü Homeros’un tanrısal olduğuna inanılan şaşırtıcı bilgisi, liderliğini Apollon’un yaptığı Musa’lar korosundan gelmektedir.


Özet Listesi