Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Andriake Doğu Hamamı: Bölgenin Hamam Mimarlığına Işık Tutan Yeni Bir Örnek
Nevzat Çevik – Süleyman Bulut
Andriake Doğu Hamamı, bilimsel kazılardan önce, sadece Farrington tarafından çok kısaca anılmıştır. Herhangi bir yayında planı ya da tartışması bulunmamaktadır. Farrington, o zamanın kazılmamışlık şartlarında, sadece yüzeyde görünen kısımlarına bakarak, stilistik karşılaştırmayla, “geç Roma ya da Bizans” dönemine tarihlemiştir. Lykia hamamları tarihleme çizelgesinde de, “Andriake Küçük Hamamı” adı altında, “1. yy.’dan, 6. yy.’a kadar çok geniş bir aralıkta olabileceğini” belirtmiştir. Yani, duvar ve işçiliğine bakarak tarihlemesi zor bir yapı olduğu anlaşılmaktadır.

Evrelerin tarihlenmesi konusu Roma Dönemi ilk yapım zamanı açısından belirsizse de, diğer değişimlerin tarihi daha açık anlaşılabilmektedir. Sürekli kullanılmış olması nedeniyle, hamamda ele geçen buluntular Bizans Dönemi’ne aittir. Çalışmada örneklenen buluntulara bakıldığında genellikle 5.-6. yy. tarihleri ortaya çıkmaktadır. Sikkelerin çoğunluğu 6. yy.’dandır. Çok azınlık ise 5. yy. sonu ve 7. yy. başına sarkmaktadır. Bu tarihler, hamamın kullanımı açısından Bizans evresinin üst sınırını rahatlıkla tanımlar niteliktedir. Bu sınır da, olasılıkla 7. yy.’ın başlarıdır. Hamamda ele geçen 11. yy. sikkesi ve seramik parçaları, hamamın işlevini yitirdiği, başka amaçla kullanılmış olduğu dönemlerle ilgilidir. Bu bulguların verdiği üst sınır, mimari ve teknik ayrıntıların gösterdiği buluntulardan önceki yüzyıllara ait tarihlemeyi de destekler niteliktedir. Devşirme malzemelerin tarihi, aynı zamanda Andriake kiliselerinin olası kullanımdan çıkma -yıkılma- tarihleriyle de örtüşmektedir. 6 kilisenin bulunduğu 4. ve 6. yy. arasındaki erken Hıristiyan topluluk ve dışarıdan limana ticaret ve/veya hac amacıyla gelenler bu hamamların değişik evrelerinde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bizans Dönemi hamamının olası 4. yy. sonu, aynı zamanda Roma evresinin sonunu da vermekteyse de, hamam, iki dönem boyunca aralıksız ama revizyonalarla ve de eklerle kullanılmıştır. Roma Dönemi yapısı 5. yy. boyunca da küçük onarımlarla kullanılmış görünmektedir. Asıl Bizans yapısının söz konusu olduğu, yani geç caldariumun (VI) eklendiği dönem 529’daki büyük depremin ardından I. Justinianus tarafından yapılmış olması gereken son evredir. Çünkü, I. Justinianus döneminde İ.S. 529 yılında meydana gelen ve tüm orta Lykia’yı etkileyen büyük depremden, Myra ve Andriake’nin de etkilendiği bilinmektedir. Bu durumda depremle kullanılamaz hale gelen hamamın özellikle caldariumu, I. Justinianus Dönemi’nde, depremden hemen sonra yeniden inşa edilmiş ve olasılıkla da bu planıyla hamam 7. yy. başına kadar onarımlarla kullanılmıştır. Yukarıda üç örneği verilen mimari elemanların tamamı kilise malzemesidir ve olasılıkla A ya da B kilisesi’nin 529 depreminden sonra atıl kalan mimari parçalar bu dönemde hamama taşınmış ve kullanılmıştır. B Kilisesi’nde de bu tür devşirme kullanımı gözlemlenmiştir. Kilise devşirmeleri ile mekanlar yeniden biçimlenmiştir. Batı hamamın merkeze yakınlığıyla daha erkenden beri var olduğu ve yoğun talep karşısında ikinci olarak Doğu Hamamı’nın yapıldığı öngörülürse, hamamın Roma evresi başlangıcı için, 3. yy. sonrası rahatlıkla önerilebilinir. Batı Hamam’ın var olduğu 3. yy. ve öncesinde, Doğu Hamam’ın da beklenen varlığı konusunda bir öneri getirmek için yeterli belge bulunmamaktadır.

Sonuç olarak hamamın Roma evresi için 4. yy.; Roma hamamının Bizans Dönemi’nde kullanımına devam edildiği dönem için 5. yy. ve geç dönem caldariumunun eklendiği ve depremle kullanılmaz hale gelen Roma caldariumunun devre dışı bırakıldığı Bizans evresi için de 6. yy. tarihlerini öneriyoruz. Bu dönemde dış servis üniteleri ve III. bölümün batı duvarına yıkanma nişi de eklenmiştir. Roma caldariumu içinde kazılar sırasında kaldırdığımız kütlesel tonoz çöküntüleri de olasılıkla bu depremle gerçekleşmişti ve öylece, çökük halde yerinde terkedilerek, yeni bir caldarium yapılmıştı. Deprem sonrası yeniden yapılaşma işlemi sırasında da Roma caldariumunu tepidariuma bağlayan kapı ve hava kanalları kapatılmış ve tepidariumdan, hamamın batısına inşa edilen yeni caldariuma (VI) kapı açılmıştı. Myra’nın II. Theodosius döneminde (İ.S. 408-450) Lykia’nın başkenti ilan edilmesiyle birlikte Andriake’nin bölgenin ana limanı konumuna gelmesine bağlı olarak kentte yoğun bir inşaat faaliyeti gerçekleştirilmiş olduğu düşünüldüğünde, Doğu Hamam’ın Bizans Evresinin de tam da bu yıllardaki faaliyetler içinde tekrar elden geçirilerek revizyona tabi tutulduğu, yenilendiği ve depreme kadar da kullanıldığı düşünülebilir. Deprem sonrası I. Justinianus döneminde hamamın yeniden inşa edilmesiyle yaklaşık 1 yy. kadar daha kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ele geçen sikkelerin ve küçük buluntuların büyük çoğunluğunun bu dönemden olması da son hamam kullanımını destekler niteliktedir. 4.-6. yy.’lar arasındaki bu tarihler, kullanımı yangınla sonlanmış olan Odeon sonrasında, Roma stoa mozaikleri üzerine yapılmış olarak kesin Bizans tarihine verilen Kibyra Hamamı’nın tarihlemesiyle de birbirini karşılıklı destekler niteliktedir. Arap akınlarıyla birlikte düşüşe geçen uygarlıkta büyük inşaat yapma olanağı da artık kalmamış, merkezi liman bölgesi yedinci yüzyılda niteliksiz bir yerleşime dönüşmüştü.


Özet Listesi