Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Antalya’da İdari Yapı ve Nüfus (1915)
Mehmet Ak
Osmanlı Devleti yöneticilerinin XIX. yy.’daki idari düzenlemeleri çerçevesinde 1864 Vilayet Nizamnamesi ile Anadolu Eyaleti’nden ayrılarak Konya Vilayeti’ne bağlanan Teke Sancağı’na, aynı nizamname ile sancak statüsüne son verilen Alaiye de 1868 yılında kaza olarak bağlanmıştır. Teke Sancağı, Babıali ile olan iletişimi kolaylaştırarak etkili ve yerinde kararlar alabilmek için yapılan başvurular üzerine 1913 yılında müstakil bir sancak haline getirilmiştir. Teke Sancağı’nın 1915 yılındaki genel idari yapısı ve nüfus durumu aynı yıl içerisinde, savaş ortamında, eldeki mevcut nüfus miktarını belirlemek üzere hazırlanan ve Dahiliye Nezareti’ne gönderilen nüfus cetveline göre ele alınmakla birlikte bu tarihte Antalya’da bulunan yerleşim alanları yanında günümüz itibariyle değişen yer adları, alan çalışması ile belirlenmiştir. Ayrıca sancak genelinde kadın ve erkeklerden oluşan nüfus durumunu ve mevcut nüfusun milliyet esasına göre dağılımı tespit edilmiştir.

Nüfus cetveli dini ve milliyet temelli olarak hazırlanırken müslim ahali adı altında yerleşikler, Yörükler, Tahtacılar ve yörede kendilerini abdal olarak tanımlayan Kıptiler kaydedilmiştir. Gayrimüslim nüfus ise Rum, Ermeni ve Museviler şeklinde ayrıma tabi tutulmuştur. Mevcut nüfus verilerine göre 1915 yılında gayrimüslim nüfusun genel nüfus içerisindeki oranı %5 iken Yörüklerin %8, Tahtacıların %1,4, Abdalların ise %0,2’dir.

Nüfus cetvelindeki kayıtlardan Antalya sınırları içerisinde yaşayan nüfusun cinsiyet dağılımı ile kent ve kırsal yerleşim özelliğini, vergi ve asker kaynağı ile üretici nüfus birimini belirlemek mümkündür. Genel nüfusun %20’si kent ve kaza merkezlerinde meskunken, tarım ve hayvancılıkla uğraşan %80’lik kısım kırsal alanda yaşamaktadır. Böylece Antalya merkez dışında Türk nüfus genel olarak kırsal alanda yaşarken gayrimüslim nüfus ise ağırlıklı olarak kent ve kaza merkezlerinde yoğunlaşmaktadır. Kırsal alanda yaşayanların büyük çoğunluğunu %70’lik bir oranla köylü kesimi oluştururken geri kalanlar daha çok Yörükler olup bunlar hayvancılık açısından önemli bir kaynak olma özelliği taşımaktadır. Yine kırsal alanda yaşamakla birlikte Tahtacılar yörenin kereste imalatında önemli bir rol oynarlarken Abdallar dağınık vaziyette bulunmakta ve daha çok düğün ve şenlik gibi alanlarda hizmet etmektedirler.

Kırsal alandaki nüfus tarım ve hayvancılıkla geçinirken kent merkezindeki nüfus daha çok ticaret ve zanaatla uğraşmakta hatta bu tür işlerin büyük çoğunluğu Antalya ve Alaiye kent merkezinde meskun Rumlar ile Musevilerin; Elmalı’da ise Ermeni ve Rum azınlığın tekelinde bulunmaktadır. Öte yandan yüzyıllardır beraber yaşayan müslim ve gayrimüslim ahali I. Dünya Savaşı’nın arkasından tamamen ayrıştığı gibi Rumlar, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Antalya’yı terk ederlerken aynı süreçte Museviler de Rodos’a göç etmeye başlamışlar ve II. Dünya Savaşı’nın sonunda tamamen terk etmişler; Ermeniler ise mübadele sürecinde 1924 yılında Elmalı’dan gönderilmişlerdir.


Özet Listesi