Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akmed Anmed Web Sitesini Ziyaret Etmek ?in T?klay?n?z.
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Modern Bilimde Hint-Avrupa Atavatanı Sorunu ve Hitita-Luviler
Burak TAMER*

20. yy. dilbilimin yüzyılıdır denebilir rahatlıkla. Bu yüzyılın ilk 50 yılı, bir çok kayıp dilin çözülmesine olanak tanımış ve bu durum, ilerleyen yıllarda diğer bilim dallarında ve özellikle de felsefede bir çok yeni tartışmanın önünü açmıştır. Benzer bir durum Hititçe'nin ve diğer Anadolu dillerinin çözümlenmesinden sonra da görülmektedir. Çözümlemenin yapıldığı ilk yıllardan 1980'Ii yıllara, C. Renfrew'ün çalışması ile başlayan ve 90'lı yıllara sarkan yeni bir tartışma düzlemine, kadar Anadolu'nun Hint-Avrupa'lı halkları ısrarla göçerler olarak görülmüşlerdir.

Bu incelemede, kaynağını Kossina ve Childe'ın çalışmalarından alan ve Hint-Avrupa atavatanı tartışmalarının uzunca bir süre temelini oluşturan Kurgan Teorisi ve bu teorinin kaygan zeminlerine karşı yakın zamanlarda gelişmeye başlayan eleştirel yaklaşımlar değerlendirilmiştir.

Renfrew, Hint-Avrupa sorunu için yeni bir çözüm önermiştir. Gerçekte ise yaptığı, atahalkı İ.Ö. 7. bin yıla kadar geri çekerek ve bu halkı, nesiller boyunca Avrupa'ya tarımı ve proto-Hint-Avrupa dilini yayan ilk çiftçiler sayarak, daha önce önerilmemiş bir Urheimatda, Anadolu'da, yaşayan bir Urvolk’a hayat vermek olmuştur. Bu sav, Hint-Avrupa dillerinin savaşçı göçebe-çobanlar tarafından çok daha geç bir tarihte, İ.Ö. 4.bin yılda, yayıldıkları geleneksel görüşü karşısında oldukça etkileyici gözükmekle birlikte, üzerinde bazı değişiklikler yapılması da gereklidir. Çünkü Zvelebil'in haklı bir biçimde eleştirdiği gibi, Renfrew'ün bütün Avrupa'nın Hint-Avrupa'lılaştığını önerdiği İ.Ö. 3000 dolaylarında aslında Avrupa'nın büyük bir bölümünde hala Hint-Avrupa'lı olmayan halklar yaşamakta idi ve ilk tarımcı kolonizasyon bu bölgelere henüz ulaşmamıştı. Bu noktada Renfrew, kurgan teorisini toptan reddetmekte aceleci davranmaktadır. Çünkü, kurgan dağılımı, ticaret ağı temelinde kültürel etkileşimleri ve ''seçkin egemenliği" kavramlarını başarıyla ortaya koymaktadır. Nitekim, optimal-altı alanlarda Hint-Avrupa dilinin yayılım süreçleri daha başka gerekçelerde yatmaktadır. Bunlardan biri, İ.Ö. 5. ve 4. bin yıllarda Hint-Avrupa yayılımını koşullayan ikincil ürünler devrimi iken, ikincisi de çobancıl ekonomi bağlamında ''seçkin egemenliği"dir. Bununla birlikte, Hint-Avrupa dillerinin doğuya ve batıya yayılımı için kaynak bölge olarak görülen Karadeniz stepleri Hint-Avrupa dünyasının bütününü açıklamakta yetersiz kalmaktadır.

Sonuç olarak Hint-Avrupa dillerinin varsayımsal atavatan Anadolu'dan dağılımı bu mekanizmaların her birini içermiş olmalıdır. Dolayısıyla, Anadolu'nun Hint-Avrupa'lı halklarının göçerliğine dair tarihsel ve arkeolojik verilerin yetersizliği yerini bunların yerlilikleri olasılığına bırakabilecek gözükmektedir.


*Burak Tamer. Akdeniz Üniversitesi, Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü, Antalya

Özet Listesi