Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Tarih ve Arkeolojisiyle Melas Vadisi
Nevzat ÇEVİK*

Bu yazı antik yerleşimlerinin çoğu bugüne dek detaylı bir biçimde ele alınmayan Melas Vadisinin bir bölümünde yapılan ilk geniş sınırlı araştırmanın ön raporunu içermektedir. Amaç, araştırmacıların dikkatini bu yörenin arkeolojik varlıklarına çekerek vadinin geçmişinin ve dolayısıyla komşu kültürlerle ilişkilerinin aydınlatılmasına katkı sağlamaktır. Yörenin yerleşim coğrafyasını Manavgat belirler. Kimyos Ovası'nın güneyinden doğan Manavgat, batısındaki Ormana'nın güneyinden gelen Söğüt çayıyla birleşir ve Gödene'nin batısından güneye doğru uzanır. Kendi içine kapalı topografyasında Melas bin yıllar boyunca bir çok yerleşimlere, özellikle de dağlı Pamfilyalılar'a ve kuzeyden güneye sarkan Homonadlar gibi çok gelişmemiş ilkel budunlara yurt, sığınak olmuştur. Akseki yakın çevresinde tespit edilen antik yerleşimlerin Etenna, Kotenna, Erymna gibi adları bilinenler, İbradı, Unulla, Minareli, Sinan Hoca, Güzelsu, Cevizli ve Bademli gibi antik adları bilinmeyen ve daha küçük boyutlu yerleşimler de vardır.

Genel olarak Akseki, yöresinin bugün çoğunlukla ayakta olan ahşap-moloz taş birlikteliğinden üretilen özel mimari karakterinin de geçmişten bugüne çok da değişmeyen doğası ve yerli malzeme nedeniyle geçmişinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. İlerde anlatılacak olan antik mimari karakter ile benzeşen ayakta kalmış son dönem yapıları Anadolu'yu terk eden ve yüzyılın başındaki nüfus sayımlarına göre de bazen çoğunluğu oluşturan Rumlar'dan kaldığı bilinmektedir. Türk döneminde ise sürdürülmüş olan yapı tekniğinin yeni katkılarla aynı temele oturduğu gözlenir. Kısıtlı tarım alanları ve düzensiz iklim nedeniyle hayvancılık ve ormancılığa dayanan geçim biçimlerinde de çok farklılık olmadığı anlaşılmakta, günümüz geçmişi, geçmiş günümüzü aydınlatmaktadır. Pamfilya ovasının kuzeyinde ka1an dağlık bölge, yörenin en büyük kenti olan Etenna'nın egemenliğindeydi. Arazi antik devirlerde sık zeytin ağaçlarıyla kaplıydı. Bugün hala, zeytinyağı çıkarmak için kullanılan yapıların kalıntıları çevrede çokça görülmektedir. Yağ ticareti Etenna ve çevresine yüksek bir refah düzeyi sağlamıştı. Etenna kenti kalıntıları bu zenginliği yansıtırken, diğer Melas Vadisi yerleşimleri ilkel toplulukların yaşadığı ve uygarlaşma ortamı sunmayan topluluk ve yönetim karmaşaları arasında nitelikli ve yaygın hale gelememişlerdir. Yağ Side ve Aspendos'tan ihraç edilmiştir. Etenna, Pamfilya ile Pisidya arasında bulunduğundan, bir aracı rolü oynamıştır.

Ön araştırmalar düzeyindeki çalışmalar sonucu şu bilgiler üretilmiştir: Eski adı ''Marulye'' olan ve bir pazar yerinden gelişen Akseki merkezinde antik bir kalıntıya rastlanmamıştır. Ancak çevresinde irili ufaklı yerleşimler tespit edilmiştir. Bodamya olarak da bilinen Bademli'de bu tarz kalıntılar vardır. Hotarya olarak bilinen Salihler'de de yine bir gözetleme kulesi ve yerleşim kalıntıları bulunmaktadır. Kalıntıların olduğu tepeye "Herse Kalesi" denir. Güzelsu Sülles olarak bilinir. Adını, olasılıkla Sulla dönemi Roması'ndan almaktadır. Köyün arkasındaki "Hisar Dağı"nda ve Otluca-Haynalı boğazı arasında yerleşim kalıntıları vardır. Çaltlıçukur’da, köyün kuzeydoğusunda, "Gavuryeri" denilen mevkide yerleşim kalıntıları görülür. Üzümdere'nin 4 km kadar güneyinde antik yol "Gavuryolu" geçer. Menerge olarak bilinen Minareli'nin 3km uzağındaki Yerleşim kalıntıları içinde "yazıtlı bloklar bulunduğu" belirtilir. Eski adı Ivgal olan Sinanhoca'da da kalıntılar vardır. Cendeve köyü yakınında bir kale yıkıntısı, Roma blok taşları ve Bizans duvar kalıntıları vardır.

Akseki çevresi kalıntılarından başka pek çok yer adının da antik dönemden günümüze ulaştığı anlaşılmaktadır. Örneğin Günyaka'nın Emerye, Dutluca'nın Gelves, Sadıklar'ın Gravganda ve Emiraşıklar'ın da Zomana olduğu gibi, Etenna, Kotenna ya da Erymna'da olduğu gibi büyük boyutlu yerleşimlerin adları ise daha az bozularak kalmıştır: birinin Gödene diğerinin Ormana'ya dönüştüğü gibi. Yer adları bölgedeki antik yerleşimlerin bugün izlenen kalıntılardan ok daha yoğun olduğunu göstermektedir.

Bölge yerleşimlerinden İbradı, Çukurveran, Erymna (Ormana), Kotenna (Gödene), Unulla (Ürünlü), Katrancı Tepesi, Cevizli, Kuyucak (Bağarcık), Etenna (Sırt) ve Delikvirane de kapsamlı ön-araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Bu yerleşimlerdeki kalıntılar makalede özetlenmiştir.

Çalışmalar şimdilik bir ön rapor niteliği taşımaktadır. Bölgenin arkeolojik açıdan çalışılmamışlığı bu konudaki bilgilerin eksikliğinin temel nedenidir. Gereken, kapsamlı yüzey araştırmaları ve hatta Etenna gibi seçilmiş bir kentte yapılacak kazılarla bölgenin geçmişini ayrıntılı olarak ortaya çıkarmaktır. İnanıyoruz ki, bu çalışma bundan sonra bölgede çalışacak olan bilim adamlarına bir katkı sağlayacak ve daha da önemlisi dikkatlerini bu bölgeye çekme konusunda etkili olacaktır.


*Doç. Dr. Nevzat Çevik. Akdeniz Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 07058 Kampüs-Antalya

Özet Listesi