Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Binlerce Yıllık Çömlekçilik Geleneğinde Sagalassos-Çanaklı Açılımı
Serap ÜNAL*

Binlerce yıllık Anadolu efsanesini oluşturan medeniyetleri günümüze kadar aktaran ve bu medeniyetlerle birlikte süregelen seramik üretimi, her türlü enformasyon transferi açısından çok önemli bir kimlik elemanıdır.

Çoğunlukla kabul edildiği şekliyle; Seramik, en eski teknolojik üretim ve sanat dalıdır. Kalıcı bir malzeme olması nedeniyle, Neolitik Dönemden günümüze kadar berrak örnekler bırakmıştır. Bu örneklere bakarak Anadolu'da yaşamış pek çok uygarlığın yaşam anlayışlarını, üretim tarzlarını, sanat düzeylerini ve bunun gibi bir çok toplumsal özelliği anlamak ve bilgi dağarcıklarına aktarmak olasıdır. Seton Lloyd'un dediği gibi; ''Bir ulusun yaşam öyküsü, ancak çanak çömlek parçalarıyla, sanatkarlarının atmış olduğu kalıntılarla kurulabiliyordu.''

Dünyanın en erken dönemlerine ait seramik üretim merkezlerinin Anadolu toprakları üzerinde olduğunu bilmek bile Anadolu'nun ne denli önemli bir uygarlıklar hazinesine sahip olduğunu göstermeye yeterlidir.

Arkeolojik ve etnografik açılardan Anadolu çömlekçiliğini daha iyi yorumlayabilmek için, günümüzde yok olmaya yüz tutmuş olsa da direnen ''Anadolu İlkel Çömlekçiliğini'' anlamaya çalışmak yararlı olacaktır. Bu konunun diğer bir boyutu ise, Geleneksel bir Anadolu sanatı olan çömlekçiliğin, ''Koruma, Geliştirme ve Tanıtma'' kapsamında yaşatılmasıdır.

Bu bağlamda; Eşsiz bir seramik coğrafyasına sahip Anadolu'nun önemli bir alanı da Göller Bölgesidir. Görülmektedir ki; Dünyanın en eski seramik coğrafyasını kapsayan Anadolu'nun yine seramik boyutunda en önemli alanlarından biri Göller Bölgesidir.

Bu bölgede, böylesine geniş bir evrede Hacılar'la başlayıp Sagalassos'la devam eden ve Çanaklı ile günümüze uzanan böylesine köklü bir gelenek, elbette önemsenmeli, önemsetilmeli ve yaşatılmalıdır.

Yapılan gözlemler, çok yakın bir zamana kadar geleneksel seramiğin il bazında tüm Türkiye'de yapıldığını göstermektedir. Ne yazık ki, son 15-20 yıl gibi yakın bir süre içinde, Çanaklı örneğinde olduğu gibi bu geleneksel sanat dalında önemli kopmalara rastlanmaktadır. Diğer merkezlerdeki bitiş nedenleri de Çanaklı'dan çok farklı değildir. Sosyoekonomik ve sosyokültürel faktörlerin, söz konusu sürece çok ciddi katkısı olduğunu söylemek kaçınılmaz olmakla birlikte, bu denli derin mazisi olan bir geleneksel değerimizin daha yitip gitmekte olduğunu söylemek de bir o kadar gerçekçidir.


*Yrd. Doç. Serap Ünal, Süleyman Demirel Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Seramik Bölümü – Isparta.

Özet Listesi