Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

İsinda Dikme Anıtı
Mehmet ÖZHANLI*

Likya sanatında ağırlıklı olarak dikme anıtların üzerindeki kabartmalar dikkati çekmektedir. Bunların içinde kabartmalarında görülen konu çeşitliliğiyle İsinda Dikme Anıtı özel bir yere sahiptir. Anıt, basamaklar halinde düzleştirilmiş yerli kayadan platform üzerinde yükselen monolit bir blok, onun da üzerinde bir mezar odası ve en üstte bir kapaktan meydana gelmiştir. Mezar odası kabartmalarla bezenmiştir. Kapaktan hiçbir parça günümüze ulaşamamıştır.

R. Heberdey ve E. Kalinka tarafından ilk kez belgelenen eserin kabartmaları daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne götürülmüştür. Bugüne kadar yapılan sayısız restorasyon ve rekonstrüksiyon önerilerinin hiç biri tatmin edici değildir. Bu yazının amacı bu soruna çözüm önermek için yapılan araştırmaları değerlendirmektir. Dikme bloğun yerinde ölçüleri alınmış ve söz konusu kabartmalar üzerindeki izlerin yardımıyla mezar odasının asıl ölçüleri saptanmıştır.
Yerel bir beyin mezarı olduğu açık olan dikme anıtın kabartmaları burada gömülen kişinin günlük yaşamından sahneler içermektedir: savaş, av ve şölen. Savaş sahnesi güney yüzde başlayıp doğu yüzde sona erer. Bey, güney yüzün sağ köşesinde bir silme üzerinde ayakta durur, önündeki düşmanları ise yenilmiş halde betimlenmiştir. Bey'in sağ eliyle tuttuğu kalkanların sayısı yendiği düşmanlarının sayısını temsil etmekte, böylece zaferinin bir işareti haline gelmektedir. Anıtın doğu yüzünde ise akrabaları ve komutanları da benzer şekilde betimlenmiştir. Bu betimleme tarzı tüm Likya sanatı tarihi boyunca yaygın şekilde görülür. Tarihsel bir olayı sembolize eden ve galip kişinin hezimete uğrayan düşmanın kalkanlarını tutarken gösterildiği zafer teması, Likya sanatına özgü sembolik bir özelliktir.

Bey'in bir başka meşgalesi olan av da kabartmaların konularındandır.  Bu tema güney yüzün sol köşesinde başlayıp batı yüzde sona erer. Bey'e ve arkadaşlarına eşlik eden köpek ve at, Bey'in hayattaki statüsünü ve yaşam tarzını göstermektedir. Gözlenen İyonik tarzda işçilik tipik bir özelliktir.

Kuzey yüzde işlenen şölen sahnesi, zafer ve av sahnelerinden sonra gelip Bey'in cömertliğini göstermeyi amaçlar. Bir hakemin yönettiği güreş müsabakasına lir ve tef çalan müzisyenler eşlik etmektedir. Bu sahneler simetrik yerleştirilmemiş, çerçeve içindeki figürlerin başlıkları dışarı taşmıştır. Bu kabartmaların konuları arasında mitolojik sahneler görülmez.

Galipler ve mağluplar arasındaki fark, yontu sanatçısı tarafından açık şekilde vurgulanmıştır. Yukarıda da bahsedildiği üzere işlenen sahneler ve işlenme teknikleri, hem konu seçimi hem de kabartmanın benzer mekânda işlenmesiyle Hellen yaklaşımından açık bir şekilde uzaktır.
Bu sahnelerde simetri görülmez. Figürleri kuşatan çerçeveli düzenlemeye karşın başlıklar çerçeveden dışarı taşmaktadır. Bu özellik, mitolojik sahnelerin yokluğu ve galip ile mağluba verilen vurguyla birlikte ele alındığı takdirde bu eserlerin çağdaş Hellen etkisi altında üretilen eserlerden farklı bir geleneğe ait olduğunu açıkça göstermektedir.

Tüm sahnelerde Likyalı Bey zafer kazanan savaşçı, avcı ve vatandaşlarına karşı cömert bir yönetici olarak gösterilmektedir. Ayrıca, mezar odasını yüksek bir dikmenin üzerine yaptırarak kendini gelecek nesillerin gözünde de yüceltmiştir.

İyon üslubuyla birleştirilmiş Likya sahnelerinin işlendiği bu kabartmalarda hiçbir Pers özelliği görülmez. Dolayısıyla, anıtın Perslerin gelişinden önce yaptırıldığı düşünülebilir. Diğer çağdaş örneklerle yapılan biçemsel karşılaştırmalara dayanarak bu anıt İÖ 550 civarına tarihlenebilir.


*Arş. Gör. Mehmet Özhanlı, Akdeniz Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 07058 Kampüs-Antalya.

Özet Listesi