Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Elmalı Definesi Kararı
Sait GÜRAN*

2863 Sayılı kanunun 4. ve 5. maddelerine göre, varlıkları bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır kültür varlıkları üzerinde, Devlet'in "doğrudan sahip olma mutlak hakkı" ve "mülkiyet hakkı" vardır.

1984 yılında, Antalya Elmalı civarında yapılan izinsiz bir kazıda bulunup yurt dışına kaçırılan ve iki bine yakın Yunan ve Likya parası ile İ.Ö. V. yüzyıla ait olan on dört dekadrahmiden oluşan Elmalı Definesi'ni. elinde bulunduran davalılardan, T.C. Devleri, "malik" sıfatıyla geri almak için istirdat davası açmıştır.

Davalılar, bu davada, 2863 sayılı kanunun, T.C.'ne, paralar üzerinde mülkiyet hakkı vermediğini, bu nedenle, ancak malın malikinin açabileceği istirdat davasını açmağa T.C.'nin "yeterli sıfatı"nın olmadığını ileri sürmüştür. Bu iddianın hukuksal temeli olarak davalılar, 2863 sayılı kanunun özellikle 5. maddesinde yapılan metin değişikliği ile madde 24, 25 ve 64'e dayanarak, yeni bir rejimin geldiğini ve bunları Devlet malı olmaktan çıkartarak. Türk Hukuku'nda, definenin "gerçek sahibi"ni, artık, arazi sahibi - bulan kişi ikilisi şeklinde değiştirdiği tezini ileri sürmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti de, anılan değişiklik ile maddelerin, 1906'dan beri gelen kurakla anlam farkı yaratmadığını, 2863'ün de, Devlet'in malik olma hakkını kabul ettiğini ifade etmiştir.

Davaya bakan Boston İlk Derece Federal Mahkemesi, 8 Haziran 1994 günü verdiği kararda, davalıların tezini reddederek, T.C.'nin istirdat (geri alma) davası açmak için yeterli sıfatının bulunduğuna hükmederken, "2863'ün hukuksal rejimini" şu açıklamalarla ortaya koymuştur:

a) İmparatorluk Dönemi'nde yayınlanan 1906 tarihli Asar-ı Atika Nizamnamesi'nden 2863 sayılı kanuna kadar, dava konusu paralar niteliğindeki eski kültürel eserler. Devlet malı olmuştur: ve pek çok kanunda da, bunlar, "devlet malıdır" şeklinde ifade edilmiştir.

b) 1983 tarihli 2863 sayılı kanunda "Devlet malı niteliğindedir" yazılımı kullanılmış ise de T.C.'nin. Türk Üniversitelerinde hukuk profesörü olan beriki bilirkişisi, yetkin ders kitaplarını da kanıt göstererek, metin değişikliğinin, anlam değişikliği yaratmadığı beyanında bulunmuştur.

c) Dört bilirkişiden üçü, bulucuların, davadaki paralar gibi. daha önce· çıkartılmamış olan taşınır eski eserlerin varlığını öğrenince, durumu,belli süre içinde yetkili makamlara bildirmek zorunda olduğunu: resmi makamların bunları korunması gerekli kültür eseri savması halinde, Devlet'in bu nesneleri alacağını ve karşılığında, satın alma bedeli değil, ödül vereceğini beyan etmiştir. (Madde4, 24, 25) kanunun gerekçesi ve TBMM'ndeki görüşmeler de bu yorumu doğrulamaktadır.

d) Önemli olan bir nokta da bulucuların, 4. Madde'ki bildirim ve teslim koşullarına uymadığı takdirde Madde 64 gereğince devlet'in taşınırın daimi sahipliğini, herhangi bir karşılık ödemeden edinebilmesidir. Nitekim, olayda. Elmalı Definesi, resmi makamlara Madde 4 uyarınca hiç bir zaman bildirilmediği ve teslim olunmadığı, bu nedenle de devlet'in defineyi ele geçirdiğinde, onu herhangi bir ödemede bulunmaksızın edinebilme (istirdat) hakkının bulunduğu da kabul edilmektedir.

e) Son olarak. Madde 24 ile 25 ve ilgili yönetmelikler, bu paralar gibi eski eserlerin, yetkili makamlara teslim edildikten sonra yapılacak olan sınıflandırma, değerlendirme ve satın alma işlemlerini düzenlemekte olup: bu hükümler. Devlet'e. Madde 4 ve 5 ile tanınan "doğrudan mülkiyet hakkına" hiç bir şekilde dokunmamaktadır.


*Prof. Dr. Sait Güran, İstanbul University, School of Law, Department of Administrative Law, Beyazıt-Istanbul.

Özet Listesi