Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Akdeniz Medeniyetleri Ara?t?rma Enstits
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Likya Bölgesi'ndeki Kazı ve Yüzey Araştırmaları Çerçevesinde Ortaçağ Seramikleri
S. Yıldız ÖTÜKEN*

Türkiye'de yürütülen arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalarının Ortaçağ seramikleri ile ilgili çalışmaları, bugüne kadar toplu halde değerlendirilmemiştir. Bu makalede, 1989 yılından itibaren sürdürülen Derme - Myra Aziz Nikolaos kazısı sırasında ortaya çıkarılan seramiklerle ilgili metot, amaç ve sonuçlarına bakarak yapılan çalışmaları tanıtmak istiyoruz.

Giriş bölümümüzde, Kyaneai, Dereağzı ve Ölüdeniz'deki Karacaören-Gemiler Adası'ndaki yüzey araştırmalarında elde edilenlere ek olarak, Lykia bölgesindeki Patara, Xanthos, Arykanda ve Limyra kazılarında çıkarılan seramikler hakkındaki yayınlar kısaca değerlendirilmiş ve ayrıca Lykia'nın doğusundaki Perge, Sagalassos ve Anamur kazıları sonucunda aynı konu ile ilgili olarak yazılan makaleler sunulmuştur.
Lykia bölgesi ve çevresine ait seramiklerle ilgili çalışmalar, genellikle Geç Roma ve Erken Hıristiyanlık dönemleri üzerinde odaklanmaktadır. Diğer taraftan, Bizans, Selçuklu ve 7. - 15. yüzyıl arasındaki Anadolu Beylikleri dönemlerine ait seramikler bir şekilde araştırmacıların ilgi alanına girmemiştir. Bu dönemle ait seramikler hakkındaki yayınlar çok az sayıdadır ve bu konudaki dergiler daha yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştır. Sanat tarihçileri, Türkiye'de genellikle olduğu gibi, bölgeye gönderilen kazı veya yüzey araştırması ekiplerinde ya çok az sayıda ya da hiç yok. Bunun yanında, ön lisans öğrencilerine Anadolu'da yapılan araştırma ve kazılarda ele geçen Orta Çağ'a ait el sanatları konusunda uzmanlık kazandırabilmek için eğitim kurumlarının kökten bir revizyona tabi tutulması gerekmektedir.

Demre'de 1989 - 2001 yılları arasında gerçekleştirilen kazılar sırasında bulunan seramiklerin değerlendirilmesinde, stratigrafik doku büyük önem taşımaktadır, çünkü bölge, 12. yüzyılın sonlarına veya 13. yüzyılın başlarına doğru Myra kentini zaman zaman 6 metre yüksekliğe kadar kapatan alüvyon sebebiyle Orta Çağ'dan günümüze kadar el değmemiş halde kalmıştır. 6 m'lik toprağı kaldırmanın zorluğuna karşın, bu benzersiz özellik, birtakım güvenilir sonuçlara ulaşmamızı sağlayabilir.
Bu seramikler, değerlendirilen mimari verilerin yanında aynı katmanlardan elde edilen başka küçük buluntularla birlikte incelenmekte ve tarihlenmektedir. Bugüne kadar, kazılarda 45.491 parça seramik ele geçirilmiştir; bunlardan 4.162'si Geç Roma, Roma ve Erken Hıristiyanlık dönemlerine aittir; 36.241'i sırsız ve 1.767'si sırlı olmak üzere toplam 38.008 parça Bizans dönemine, ve yine 2.602'si sırsız ve 712'si sırlı olmak üzere toplam 3.314 parça Bizans sonrası döneme tarihlenmiştir. Bu kadar geniş bir zaman aralığına ait bu seramikleri, üretimlerinde kullanılan malzeme, teknik, biçim ve süsleme gibi genel özelliklere bakarak değerlendiriyoruz.


*Prof. Dr. S. Yıldız Ötüken, Hacettepe Üniversitesi, Arkeoloji-Sanat Tarihi Bölümü, Beytepe - Ankara.

Özet Listesi