Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Tarsus Müzesi'ndeki Daniel Betimli Levha
Ayşe AYDIN*

Tarsus Müzesi'nde sergilenen kireç taşından bir levha, üzerindeki betimleme ile ilgi çekmektedir.

Levha, dış tarafta dikdörtgenlerden oluşan bir bordürle ve iç tarafta ve köşelerde bir sıra kabara ile çerçeve içine alınmıştır. Bu çerçevenin içindeki alan, iki yatay bölüme ayrılmıştır. Üst bölümde, her biri bir madalyon içerisinde olmak üzere, alçak kabartma tekniğinde işlenmiş ay tanrıçası ve güneş tanrısı yer almaktadır. Ay tanrıçası, başında bir yarım ayla büst şeklinde verilmiştir. Güneş tanrısının ise sadece başı ve boynu görünmektedir. Alt bölümde ise, her iki taraftan dal ve yapraklarla çevrilen alanın içerisinde, Yahudi Peygamberi Daniel ortada, kollarını yukarı kaldırmış, ayakta, cepheden görünmektedir. Üzerinde sivri uçlu bir başlık, bir pelerin ve bir pantolon vardır. İki yanında, ona doğru yönelmiş, profilden iki aslan yer almaktadır.
Ancak Hıristiyan sanatında, güneş ve ay genellikle çarmıha germenin tasvir edildiği sahnelerde görülür.

Cepheden, ayakta, kollarını yukarıya kaldırarak dua eden figürlere 'orans' adı verilmektedir. 'Orans' figürleri, Yunan sanatında İÖ 4. yüzyılın başından itibaren, Roma sanatında ise Traianus döneminden (İS 98-117) başlayarak görülmektedir. Benzer figürler, Hıristiyanlar tarafından 2. yüzyılın sonundan itibaren lahitler üzerinde, 3. yüzyılın sonundan itibaren katakomp duvarlarında ve genellikle ölmüşlerin portreleri şeklinde başka nesnelerde kullanılmıştır.

Nuh, İbrahim, onun oğlu İshak, Daniel vb gibi Tevrat'ta adı geçen peygamberler, ölen kişiler adına tanrıya dua etmeleri için 'orans' olarak betimlenmiştir. Çünkü bu peygamberler, inançları ve tanrının yardımı sayesinde zor durumlardan kurtulmayı başardıkları için Hıristiyanlar için örnek teşkil etmiştir. Daniel nasıl Tanrıya inandığı için aslanlarla dolu çukura atılmış, ancak tanrının lütfu sayesinde hiçbir yara almadan bu çukurdan kurtulmuşsa, Hıristiyanlar da buna benzer şekilde zorluklara ve kendilerine yapılan kötülüklere sabırla göğüs gererek Tanrı tarafından korunacaktı.

Tarsus Müzesi'ndeki kireç taşı levha, İncil'e göre, güneşin giderek kaybolduğu ve ayın artık ışık vermediği anda kıyamet günü gelmiş olacağından, ay tanrıçası ve güneş tanrısı betimlemesinden dolayı ve Daniel'in bir 'orans' olarak tasvir edilmesinden ve aslanların inananlar için kurtuluşun yakın olduğunu, İsa Peygamberin zamanın bitiminde geri geleceğini göstermesinden dolayı önemli bir eserdir. Levha, figürlerin ve bitkilerin kompozisyonunda kullanılan alçak kabartma tekniği, figürlerin vurgulanan hatları ve sunuşun belli bir üslupla yapılmış olması nedeniyle 6. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenebilir.


*Yard. Doç. Dr. Ayşe Aydın, Mersin Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 33345 Çiftlikköy Kampüsü, Mersin.

Özet Listesi