Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
Kaleii Mzesi
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Antalya'nın Batık Kentleri Hakkında Bir 14. Yüzyıl Anlatımı, Tarihsel Bağlamı ve Yazınsal Geleneği
T.M.P. DUGGAN*

Araştırmanın ilk bölümünde, Sir John Mandeville'nin 1356 tarihli "Geziler" adlı kitabının Ortaçağlar'ın sonu ile Erken Rönesans dönemlerindeki Avrupa üzerinde yaptığı etki anlatılmakta; Kekova'nın "batık kentleri" ile "Katalya (Satalya-Antalya)'nın Belâsı", başka bir deyişle laneti ya da yıkımı betimleri üzerinde durulmaktadır.

İkinci bölüm, konunun tarihsel bağlamını saptamakta ve batık kentlerle ilgili Ortaçağ öykülerinin Bizans Dönemi'nden itibaren 14. yüzyıla kadar Anadolu'nun güney kıyısı boyunca uzanan ticaret ve Hıristiyan hac yolları üzerinden yayılmasının nedenini açıklamaktadır. Bu kıyıdan gelip geçen pek çok hacı ve tacir tarafından görülen batık kentlerle ilgili olarak Ortaçağ düşüncesine yatkın bir açıklama yapılmıştır. İ.S. 4. yüzyıldan beri kullanılan bu kıyı hac yolunun önemi, 1071'den itibaren Hıristiyan hacılar için gittikçe zorlaşan koşullar yüzünden Avrupa'dan Kudüs'e gidiş-dönüş sırasında tutulacak ana yol olması bakımından pekişmiş bulunuyordu. Sir John'un anlatımında tanımlanan hac yolları, diğer anlatımların ışığında, yolculuklarda harcanan sürelere ve gemilerin boylan ile tiplerine ilişkin kanıtlara da bakarak tartışılmaktadır. Ayrıca, hem Sir John'un anlatımında değinilen kıyı ve açık deniz rüzgarları, akıntılar, fırtınalar, girdaplar, deniz hortumları, sığlıklar ile su altı kayalıkları gibi denizcilik bakımından tehlikeler, hem de korsanlık ve deniz savaşlarıyla ilgili sorunlar üzerinde durulmaktadır. Güney Anadolu kıyısı boyunca yer alan limanlardan özellikle 13. ve 14. yüzyıllarda yapılan ticaret ile Cenovalı, Kıbrıslı, Mısırlı, Venedikli, Floransalı tüccarların ve deniz taşımacılığının önemi incelenmektedir. 13. ve 14. yüzyıllarda bu kıyı boyundaki dış alım ve dış satım, köle ticareti yanısıra, ham ipek, baharat, kereste ve reçine meşe rendesi, meşe palamutu, halı, kilim ve diğer dokuma kumaşlar, doğal pamuk, keçidikeni (tragakanta) reçinesi gibi mallan kapsamaktaydı. Yine bu yüzyıllarda Anadolu'dan Avrupa'ya yapılan şap (Alum) dış satımının önemine değinilmekte, Francesco di Balduccio Pegolotti'nin Antalya limanından dışarıya yılda 232.000 kilo şap satıldığını belirten anlatımına da dikkat çekilmektedir.

Üçüncü bölümde, Toros Dağları'nın eteğinde uzanan bu kıyı boyunca meydana gelen ve Simena, Aperlai, Teimiussa ile Kekova yerleşimlerinin batmasına neden olan depremler dizisinin ana hatları verilmekte; bu batık kentler için 12.-14. yüzyıllarda ileri sürülen nedenler hakkında Walter Map'ten bu yana, kaynağı olasılıkla klasik mitoloji ile birleşen Yunan masalları ve folklorunda bulunan Latin yazın geleneği anlatılmakta; Ortaçağ düşüncesinde deprem ve diğer afetlerin ortaya çıkmasıyla mezara saldırı arasında bir bağlantı kurulduğu belirtilmektedir. Ortaçağ'ın Satalya - Katalya (Antalya) Körfezi'nde geçen ya da doğrudan ilintili olan bu öyküler dizisi, batık kentler hakkında Ortaçağ'a özgü bir açıklama getirmekte, Walter Map ile Sir John tarafından anılan bu açıklama, başka nedenler arasında, mezar saldırısının simgesi olan ölüseverlik (nekrofili) ve doğal düzenin bozulması, dolayısıyla Klasik Çağ'dan 17. yüzyıla kadar depremler, girdaplar, veba salgınları gibi yıkım, terör ve ölüm demek olan "Medusa başı"nın ortaya çıkması ile ilgili bulunmaktadır. "Satalya'nın Belâsı" öyküleri Latin geleneğinde 12. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar uzanmakta ve Anadolu'nun güney kıyısını izleyen ticaret ve hac yollarına bağlı olan Suriye, Paris ve St. Albans kadar birbirlerinden uzak yerlerde kayıt edilmiş bulunmaktadır. Yazar, 4. yüzyıldan Bizans Dönemi'ne kadar Likya lahitleri üzerinde görülen ve mezar saldırganlarını ölümcül sonuçlarla tehdit eden Yunanca lanetleme yazıtlarının, batık kentlerin yöresindeki bu mezarlarda yapılan soygunların ve mezar saldırılarının açık kanıtlan, suların altında görünür durumdaki batık kentlerin kendileriyle birlikte bir arada düşünüldüğü zaman, "Satalya'nın Belâsı" adı verilen masallar dizisinin özündeki öğeleri oluşturduğunu ileri sürmektedir.


*T. M. P. Duggan, Gençlik Mah. 1315 Sokak, Ekin Apt., 3/7 Antalya.

Özet Listesi