Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Neapolis'te Saptanan Ölü Kültüne İlişkin Yeni Bulgular
Nevzat ÇEVİK*

Bu makalede, Neapolis'te ele geçen, Roma Çağı ölü kültüyle ilgili, şu yeni bulgular sunulmaktadır:
1. Ölü kültüne ilişkin, kayaya oyulu basamaklı sunu çanaklarının ve dikme yuvalarının, yine Neapolis'te bir mezarlık alanında bir arada bulunan nitelikli örnekleri ve,
2. Bölgede genellikle kaya kabartmalarında görülen ancak bugüne dek bağımsız bir örneği ele geçmeyen ölü kültü stellerinin, Neapolis'te ilk kez keşfedilen bağımsız bir örneği.

1997'de, Bey Dağları Yüzey Araştırmalarının ön-keşif araştırmalarında Neapolis'te saptadığım ve 2004 araştırma sezonunda ise belgeleme çalışmalarını tamamladığımız mezarlıkta 2 khamosorion, stel yuvalan, basamaklı sunu çanağı ve bir mihrap taslağı bulunmaktadır. Mezarlarla, stel ve sunu çanağının bir arada ve aynı zamanda kayalıkta açıldığı ve bir ilişki içerisinde düzenlendikleri anlaşılmaktadır. Aynı kayalık ve bu kayalığa bağlı yakın çevresinde başka mezar bulunmaması bu mezarlık birimini oluşturan unsurların ilişkisel açıdan kuşku götürmez bir aradalığını doğrulamaktadır.

Söz konusu mezarlık, kuzey-güney doğrultusunda sarp kayalık yüzünde açılan dar yolun, kente ulaştıktan sonra çatallanarak yukarı kota yönelen ve yine güneye doğru ilerleyen güzergahı üzerindedir. Kuzey-güney yönünde uzanan sarp ve dar (bugün için daha zor kullanımlı) yolun yanında yükselen kayalıklardan biri üzerinde ve çevresinde organize edilmiştir. Kentin kuzey tarafında konumlanır. Bu kesimde en doğuda kayalık yamacın iyice sarplaşmaya başladığı yerdedir. Roma Dönemi'nden yaygınca bildiğimiz yol boyu mezarlıkları düzenleme kurallarına uygun yerleşimdedir. Akropole gelen tüm yolun yamaç tarafını dolduran mezarlar şehir yapıları başladığında kesintiye uğrar. Kent içerisinde bir kaç alanda az sayıda mezar vardır. Bu makalede ele alman sunak da bu küçük gruplardan birindedir. Yani yerleşim içinde kalmaktadır.

Dağdan yola doğru keskin bir şekilde uzanan yüksek kaya kütlesinin uç uzantısı iki khamosorion ve diğer elemanlar için kullanılmıştır. İlginç bir şekilde ve aslında işlevsel açıdan beklendiği gibi sunuya ve külte yönelik unsurların kayalığın eteğinde, mezarların ise kayalığın üstünde bulunduğu hemen göze batmaktadır.

Bu kayalığın bitiminde, dar uç kısma kademeli olarak yerleştirilmiş 3 adet oyuk bulunmaktadır. Bunlar ikisi aynı doğrultuda, sonuncusu da enine kayalığın ucuna yerleştirilmiştir. Lahitin hemen önündeki ilki 0.20x0.25, ikincisi 0.15x0.20 ve üçüncüsü de 0.10x0.30 m. ölçülerindedir. Derinlikleri 5-10 cm. arasında değişir. Üstlerinde herhangi bir profil yoktur. Erezyon nedeniyle deforme olmuşlardır. Dikdörtgen yapıları ve ölçüleriyle Trebenna'daki Trokondas kaya mezarı rafındaki stel yuvalarıyla benzerdirler. Trebenna örnekleri 10x20-25 cm. ölçülerindedir. Bu ölçüler aynı işlevde açıldıklarını doğrulamaktadır. Dik kayalığın kuzeyinde ana kayaya basamaklı bir sunak açılıdır. 2 basamaklı bir podyum üzerinde yuvarlak profilli, çanak formunda ve sığ bir sunaktır. Basamaklar semboliktir. Pek çok bağımsız sunak üst yapısıyla bu örneğe benzemektedir. Bu sunağın, ana kayaya oyulan en yakın benzerlerinden bin Likya-Girdev yaylasında yaptığımız araştırmalarda saptanmıştı. Basamaklı sunağın diğer bir benzeri Elmalı-İslamlar'da kült kayalıklarında bulunmaktadır. Mezar yanlarında açılmış sunu çanakları Trebenna'da da bulunmaktadır. Trebenna örneklerinde ilk kez tarafından saptanan ve "yuvarlak kaya ostothekleri" adını verdiğim mezar tipiyle yan yana bulunan sunu çanakları khamosorionlarla birlikte aile kayalıklarında düzenlenmiştir. Yuvarlak ostotheklerden bazılarının yanlarında bulunan sunu çanakları farklı formları ile sunu işlevli olduklarını doğrulamaktadırlar. Ağzı profilli, silindirik kesimli çukurlar ostothek işlevindeyken, ağız çevresinde kapak profili olmayan, sığ ve çanak formunda kesime sahip çukurlar sunu işlevindedir.

Neapolis'teki sunağın biraz ilerisinde aynı mezarlık kayalığının dibinde başka bir kaya kütlesi üzerindeki işçilikler dikkati çeker. Bu kaya kütlesi üzerinde iki küçük, dikdörtgen zıvana oyuğu bulunmaktadır. Hemen arkasında yükselen, düz yüzeyli ve dik mezar kayalığının yüzünde sadece taslak halinde işlenmiş olan büyükçe bir stel kabartmasının ya da mihrap benzeri bir nişin izleri görülmektedir.

Neapolis'te saptadığım ve bu makalede tanıtmak istediğim diğer bulgu, bugüne dek bölgede benzeri bulunmayan bağımsız bir steldir. Alan olarak değil ancak işlev açısından yukarıda tanıtılan Neapolis mezarlık alanıyla da bağlantısı vardır: Birbirlerini anlamlandırmaktadırlar. Şehre çıkan mezarlık yolunun kenarında ters düşmüş halde bulunan stel 0,60 m. yüksekliğinde, yukarıya doğru daralıp kavisli sonlanan bir yapıdadır. Arka yüzü yarım yuvarlak formda ve kaba işçiliklidir. Önü düz kesimlidir. Alt kesimi bir zıvana çukuruna yerleştirileceği ve dolayısıyla görünmeyeceği için kaba bırakılmıştır. Zıvana çıkıntısı bulunmamaktadır. Zaten, Neapolis'te bulunan bu stelin dikilebileceği oyukların hiç birinde de zıvana deliği açılı değildir.

Neapolis'te bulunan stelin benzeri yalın formlu ve yukarı doğru daralıp kavisli sonlanan stellerin kaya yüzünde kabartma ya da çizim olarak betimlenen örnekleri Termessos nekropollerinde bilinmektedir. Kaya mezarları ve aedicula mezarların yanlarında ve içlerinde ölü kültü stelleri kayaya oyuludur. Bunların çoğunluğu stel formundadır. Bazıları ise sadece kaya duvara çizilmiştir. Termessos'ta bildiğimiz, kayalara çizilmiş ya da oyulmuş olan stellerin tamamı mezarlarla ilişkilidir. Termessos nekropollerinden bilinen çok sayıda stel yuvası da stellerin nerelerde bulunduğu hakkında yeterince bilgi vermektedir. Bunların tamamı ölü kültüne yönelik düzenlenmişlerdir.

Neapolis steli alt tarafında zıvana çıkıntısı olmayan tiptendir. Bilindiği üzere dikmeler ya zıvanalarıyla uygun bir oyuğa oturtulur ya da tüm tabanıyla yine uygun bir oyuğa yerleştirilir ve ayakta durmaları sağlanır. Neapolis örneği tüm gövdesiyle bir çukura oturtulmaktaydı. Alt kesimde, kaba bir işçilikle içe doğru daraltılmış olması bu işlemi rahatlatıcı bir form olarak kesilmiştir. Her ne kadar Neapolis steli bir çukurun yanında in situ olarak bulunmadıysa da bulunan çukurlar bu forma uygunluk göstermektedir.

Neapolis'te mezarlarla bağlantılı olarak bulunan sunu çukuru, mihrap ve stel, Termessos, Trebenna ve diğer yerleşimlerden bilinen ölü kültüne yönelik diğer verilerin yardımıyla mezar stelleri ve mezarlarla bağlantıları hakkındaki fikirleri tümlemiştir. Ve, Termessos'da kayalara resmedilen stellerin bağımsız bir örneği ilk kez elimize geçmiştir. Ait olduğu mezarlık göz önüne alındığında stelin Roma Dönemi'nden olduğu anlaşılmaktadır.


*Prof. Dr. Nevzat Çevik, Akdeniz Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Kampüs 07058 Antalya.

Özet Listesi