Ana Sayfa Sayılar Yayın İlkeleri Sipariş Formu Linkler İletişim English
Detaylı Arama  
anakkale Seramikleri Koleksiyonu
Akmed etkinlikleri ve duyuruları hakkında bilgi almak isterseniz listemize üye olunuz.
E-Mail:
İsim:
Soyisim:
 
 
 
 

Ö Z E T

Alanya Kalesi Kazısından Çıkan Bir Alman Jetonu
Kenan BİLİCİ*

Alanya Kalesi'ndeki Selçuklu Sarayı'nda 1986-1994 yılları arasında sürdürdüğümüz "I. Dönem Kazıları"nda ortaya çıkartılan etütlük nitelikteki bir metal buluntu özellikle ilgi çekicidir.

1990 yılı çalışmaları sırasında X L plan-karesinde ele geçirilen ve "bakır sikke" olarak kaydedilen eser, 20 mm. çapında ve 0,7 gr. ağırlığındadır. Bulunduktan sonra konservasyonu yapılarak üzerindeki patina ve küprit tabakaları temizlenmiştir.

Ön yüzün merkezinde, solda bir hilâl ve sağda da yarım güneş ve ışınları ile sınırlandırılmış altı yıldız tasviri yer alır. Kompozisyonun çevresini IOH. C(H)RIST. REICH. RE. PF. yazısı kuşatmaktadır.

Arka yüzün merkezinde sola yönelmiş bir gemi tasviri ile çevresinde MİT GLÜCK yazısı yer almaktadır.

"Jeton", "Rechenpfennige" ya da "Reckoning Counter" adlarıyla literatüre geçen sikke görünümündeki bu tür madeni eserlerin, hesap işlerinde kullanılmak üzere ilk kez tahminen 12. yy.'ın sonlarında İtalya'da ortaya çıktığı, akabinde 13. yy.'ın başlarında Fransa'da ve yüzyılın sonlarına doğru da İngiltere'de yaygın olarak kullanılmaya başlandığı bilinir. 12. yy.'ın sonlarında, kilise ve manastırların düzenlediği festivaller kadar, İtalyan bankerlerinin de katkısıyla giderek geliştirilen ticaret, gerçekte Yunan, Etrüsk ve Roma çağlarında iyi bilinen ve fakat zamanla unutulmuş abaküsle yapılan hesaplama yönteminin yeniden hatırlanmasını sağlamış; Romen rakamları ile yapılan bu hesaplama yönteminde (monastic abacus) para görünümünde, fakat hiçbir maddi değerleri olmayan jetonlar kullanılmaya başlanmıştır.

Ne var ki, Leonardo Fibonacci'nin, çağına göre modern bir cebir kitabı sayılan 1202 tarihli Liber Abaci adlı eserinde, abaküsün yerine Arap rakamları ile yeni bir hesaplama yönteminin varlığından bahsetmesi, Kuzey İtalya'da abaküs kadar jeton kullanımını da zamanla gözden düşürecek; Floransalı tüccarlar 1299 yılında abaküs kullanmayı yasakladıkları gibi, İtalya'da jeton basımı da 14. yy.'da son bulacaktır. Fibonacci'den üçyüz yıl sonra, Gregor Reisch'ın, Almanca yazılmış en erken tarihli aritmetik kitabı olan Margarita Phüosophica (Freiburg, 1503) adlı eserinde, "Arithmetica", iki farklı hesaplama yöntemini içeren iki kitap tutan bir kadınla sembolize edilirken, gravür, matematikçi Pythagoras'ı bir hesap masasının başında jetonlarla, filozof Boethius'u ise Arap rakamlarıyla hesap yaparken göstermektedir.

Bir hesaplama yönteminin elemanı iken, zamanla işlevinden uzaklaşıp resmî idare tarafından özel şahıslar ya da ailelere sipariş edilip bastırılarak siyasi mesaj vermek ya da yönetimi yüceltmek gibi propaganda amacıyla kullanılmaya başlanan ve bir tür madalya haline gelen jeton üretiminde, 16. yy.'ın sonlarından başlamak üzere Almanya'da Nuremberg kenti giderek ün kazanmıştır. Aynı ailenin pek çok üyesinin ilgilendiği bu işkolunda, kendileri için bağımsız seri üretim yapan 4 aile tespit edilebilmiştir.

Bu bağlamda, Alanya örneğinin her iki yüzündeki yazılara bakılarak, bunun da aynı çevrede üretilmiş olduğu düşünülebilir. Nitekim, bazı araştırmacılar tarafından "Güneş-Ay ve Yıldızlı" tip olarak nitelendirilen jetonlarla aynı karakteristiklere sahip Alanya örneğinin ön yüzündeki IOH. C(H)RIST. REICH. RE. PF. kısaltmasının, jetonu basan ustanın adını verecek şekilde IOHANN CHRISTIAN REICH RECHENPFENNIGE şeklinde tamamlandığı anlaşılmıştır.

Iohann Christian Reich'm bir madalya ustası olarak 1740 yılında Nuremberg yakınlarındaki Fürth'de doğduğu ve 1758 yılında çalışmaya başlayıp 18l4'de öldüğü bilinir.

18. yy.'ın ikinci yarısında Fürth, kısa süreli de olsa, Nuremberg modellerinde jeton üretimi yapan bir endüstriye sahipti. En çok bilinen üreticisi olan I. C. Reich'ın 1814'deki ölümünden sonra üretim, küçük jetonlar halinde J. Huber tarafından yaklaşık 1840 yılma kadar devam ettirilmiştir. Bu durumda, Alanya örneğinin de, Iohann Christian Reich'ın Fürth'de çalışmaya başladığı 1758 ile bilinen tarihli son jetonu olan 1802 yılları arasına tarihleneceği aşikârdır.

Diğer taraftan, jetonların, 17. yy.'dan itibaren daha da küçülerek oyun markaları olarak kullanılmaya başlandığı da bilinir. Bu bağlamda, arka yüzündeki MİT GLÜCK yazısına bakılarak, ele aldığımız örneğin de vaktiyle bu amaçla kullanıldığı iddia edilebilir.

Bu husus, aynı zamanda, arkeolojik kazı çalışmalarından elde edilen bilgiler ışığında, 13- yy.'ın ikinci yarısında yıkılarak ortadan kalktığı anlaşılan ve hafızalardan da silinerek yüzyıllar boyunca bir harabe halinde duran Selçuklu Sarayı'nın bir bölümünde, hiç değilse 18. yy.'ın ortalarında bir iskânın bulunduğu anlamına gelir.

Söz konusu jetonun, küresel ekonominin yükselişe geçtiği 18. yy.'ın ikinci yarısında, Avrupa ile Levant arasında deniz aşırı seyrüsefer yapan bir gemi dolayısıyla Alanya'ya ulaştığına ve gemiciler arasında oynanan bir oyunda kullanıldığına şüphe yoktur. Ne var ki, Alanya Sarayında ele geçirilen tek bir örneğe dayanarak Osmanlı Alanyası ile Avrupa arasındaki bağlantıları anlama imkânı yine de yoktur. İleride yapılacak araştırmalar kadar, kazılarla veya tesadüflerin yardımıyla ortaya çıkacak yeni verilerin, öteden beri bir liman kenti olan Alanya'nın, geç dönemlerdeki deniz aşırı ticari ilişkilerinin boyutlarının bütünüyle anlaşılabilmesine imkân sağlayacağı umut edilebilir.


*Doç. Dr. Kenan Bilici, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Ankara.

Özet Listesi